Koruma tedbirlerine yönelik itirazların önemli bir bölümü esastan değil, yanlış mercie yöneltildiği veya süre geçtikten sonra sunulduğu için sonuçsuz kalır. Ceza Muhakemesi Kanunu tedbir türüne göre farklı bir inceleme mercii öngördüğünden, itiraz yazılmadan önce cevaplanması gereken ilk soru şudur: bu kararı kim verdi ve kanun bu kararın denetimini kime bırakmış.
Kararı Veren Merci ile İnceleyen Merci Aynı Değildir
Soruşturma evresinde tedbir kararları çoğunlukla sulh ceza hakimliğince verilir ve itiraz, kararı veren hakimliğe sunulmakla birlikte inceleme sırada gelen bir başka hakimlik tarafından yapılır. Kovuşturma evresinde ise karar mahkemece verildiğinden itirazı inceleyecek merci değişir. Dilekçenin hitap kısmındaki isabetsizlik tek başına ret sebebi olmasa da, evrakın dolaşımda geçirdiği süre fiilen tedbirin daha uzun sürmesi anlamına gelir.
Tutuklama, Adli Kontrol ve Elkoymada Ayrışan Yollar
Tutuklamaya itiraz ile salıverilme talebi birbirinden farklıdır; ikincisinin reddi üzerine ayrıca itiraz yolu açılır. Adli kontrol tedbirinin türüne göre kaldırılması veya hafifletilmesi talep edilebilir ve bu taleplerin belirli aralıklarla yenilenmesi mümkündür. Elkoyma tarafında ise taşınmaz, hak ve alacaklara ilişkin tedbirlerle taşınır eşyaya ilişkin işlemler farklı usullere tabidir; şirket yönetimine kayyım atanması gibi ağır tedbirlerde denetim rejimi ayrıca değerlendirilmelidir. İnfaz aşamasına geçilmişse 5275 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlere karşı infaz hakimliği devreye girer ve bu, CMK itiraz yolundan bağımsız bir kanaldır.
İtiraz Dilekçesinde Somutlaştırılması Gerekenler
- Kuvvetli suç şüphesinin hangi delile dayandığı ve o delilin dosyada bulunup bulunmadığı
- Kaçma veya delil karartma şüphesinin soyut değil, dosyadaki hangi olguya dayandığı
- Daha hafif bir tedbirin neden yeterli olacağı, adres ve iş durumu belgeleriyle
- Tedbirin süresi ile isnat edilen fiilin ağırlığı arasındaki oran
- Aynı dosyadaki benzer konumdaki kişilere uygulanan farklı muamele
Sürenin Başlangıcı: Öğrenme Anı
İtiraz süresi, kararın öğrenilmesinden itibaren işlemeye başlar ve gün hesabıyla ölçülen kısa bir süredir. Duruşmada yüze karşı verilen kararlarda süre o anda başlar; yokluğunda verilen kararlarda ise tebliğ tarihi esastır. Uygulamada en sık hak kaybı, müdafiin dosyayı sonradan üstlendiği ve tebliğ tarihinin kontrol edilmediği hâllerde yaşanır. Bu nedenle dosya devralınırken yapılacak ilk iş, tüm tedbir kararlarının tarih ve tebliğ bilgisiyle listelenmesidir.
Reddedilen İtirazdan Sonra
İtirazın reddi, aynı talebin bir daha ileri sürülemeyeceği anlamına gelmez. Koşullarda değişiklik doğduğunda, örneğin toplanması beklenen delil toplandığında ya da tanık dinlendiğinde talep yenilenebilir. Yeni talebin öncekinin kopyası olmaması, hangi olgunun değiştiğini açıkça göstermesi gerekir.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tedbirin türü, dosyanın evresi ve isnadın niteliği izlenecek yolu tümüyle değiştirebileceğinden, itiraz öncesinde dosyayı bilen bir hukukçunun değerlendirmesine başvurulmalıdır.