Koruma tedbirleri, henüz hüküm verilmeden kişinin özgürlüğüne ve malvarlığına doğrudan müdahale eder. Bu nedenle CMK, her tedbir için ayrı bir süre ve denetim mekanizması öngörmüştür. Savunmanın burada yapacağı iş, tedbirin haklılığını tartışmadan önce sürelerin usulüne uygun işletilip işletilmediğini denetlemektir.
Gözaltı Süresinin Hesabı
Gözaltı süresi, yakalama anından itibaren hesaplanır ve yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmek için gereken zorunlu yol süresi bu hesaba dâhil edilmez. Toplu olarak işlenen suçlarda süre, kanunda gösterilen koşullarla uzatılabilir. Savunma açısından kritik olan; yakalama tutanağındaki saat, sağlık raporlarının alınma zamanı ve müdafi görüşmesinin kaydedilip kaydedilmediğidir. Bu kayıtlar arasındaki tutarsızlık, tedbirin hukuka aykırılığına ilişkin en somut dayanaktır.
Tutuklulukta İki Ayrı Denetim
- Tutuklama kararına karşı itiraz, kararın öğrenilmesinden itibaren kanunda öngörülen yedi günlük süre içinde yapılır.
- Tutukluluk hâli, soruşturma evresinde otuz günü aşmayan aralıklarla resen incelenir.
- Şüpheli veya sanık, her aşamada salıverilme talebinde bulunabilir; bu talep süreye bağlı değildir.
- Adli kontrol, tutuklamanın alternatifi olarak ayrıca ve gerekçeli biçimde talep edilmelidir.
- Kararların gerekçesiz veya kalıp ifadelerle kurulması, itirazda öne çıkarılacak bir husustur.
Arama ve El Koymanın Onay Zinciri
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcılık ya da kolluk tarafından yapılan el koyma işlemi, kanunda öngörülen kısa süre içinde hâkim onayına sunulmak zorundadır; hâkim de belirlenen süre içinde karar verir. Onay alınmaması hâlinde el koyma kendiliğinden hükümsüz kalır. Aynı şekilde arama kararının kapsamı, aranacak yer ve aranacak şey bakımından sınırlıdır; bu sınırın dışına çıkılarak elde edilen delilin akıbeti ayrıca tartışılır. Dijital materyale el konulmasında yedekleme ve kopya verilmesi yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği kontrol edilmelidir.
Tedbirlerin İnfaza Yansıması
Tutuklulukta geçen sürenin mahsubu, 5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaz hesabını doğrudan etkiler. Bu nedenle gözaltı ve tutukluluk tarihlerinin dosyada eksiksiz ve doğru biçimde yer alması, yalnızca soruşturma evresinin değil infaz aşamasının da meselesidir. Tarih hatalarının sonradan düzeltilmesi, çoğu kez ayrı bir başvuru gerektirir.
Hukuka Aykırı Tedbir Nedeniyle Tazminat
- Talep, kanunda sayılan hâllerle sınırlıdır; her beraat kararı otomatik tazminat doğurmaz.
- Başvuru, kararın kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde yapılır.
- Ayrıca kesinleşme tarihinden itibaren işleyen azami bir süre öngörülmüştür.
- Maddi ve manevi zarar kalemleri ayrı ayrı belgelendirilmelidir.
- Gözaltı ve tutukluluk günleri, tutanak ve müzekkerelerle sayısal olarak gösterilmelidir.
Buradaki bilgiler genel çerçeve sunar; her dosyanın suç tipi ve evresi süreleri değiştirir. Koruma tedbiriyle karşılaşıldığında ilk saatlerde müdafi desteği almak, sonraki bütün aşamaları kolaylaştırır.