Soruşturma ve kovuşturma aşamasında başvurulan koruma tedbirleri (gözaltı, tutuklama, arama, elkoyma, adli kontrol), CMK'nin sıkı usul kurallarına bağlıdır. Bu kurallara uyulmaması ya da sürelerin kaçırılması, savunma açısından ciddi bir hak kaybına yol açabilir. Rehber, tedbirlere karşı savunmanın kilit noktalarına odaklanır.
Her Tedbirin Kendi Ölçütü Vardır
Tutuklama için kuvvetli suç şüphesi ve bir tutuklama nedeni; arama için makul şüphe; elkoyma için delil niteliği aranır. Tedbirin dayandığı ölçütün somut olayda gerçekten karşılanıp karşılanmadığı, itirazın temelini oluşturur. Ölçülülük ilkesi, adli kontrol gibi daha hafif tedbirlerin öncelenmesini gerektirir.
Süreye Bağlı Haklar
- Tutuklamaya karşı itirazın süresinde yapılması
- Tutukluluğun düzenli aralıklarla incelenmesini isteme
- Elkonulan eşyanın iadesi talebinin zamanında sunulması
- Adli kontrol tedbirinin değiştirilmesi başvurusu
Hukuka Aykırı Delil
Arama ve elkoymanın usulüne aykırı yapılması, elde edilen delilin değerini tartışmalı hale getirir. TCK kapsamındaki isnadın niteliği ne olursa olsun, delilin hukuka uygun yoldan elde edilip edilmediği ayrıca değerlendirilmelidir. Bu itiraz, savunmanın en güçlü hatlarından biridir.
İnfaz Boyutuna Hazırlık
5275 sayılı İnfaz Kanunu kapsamındaki hükümler, tedbir aşamasında geçen sürenin ileride nasıl değerlendirileceğini etkiler. Bu nedenle gözaltı ve tutukluluk süreleri baştan itibaren titizlikle kaydedilmelidir.
Bu içerik genel bilgi amaçlıdır. Tedbirin niteliği ve itiraz süresi her dosyada değiştiğinden, gecikmeden hukuki destek almanız yerinde olacaktır.