Soruşturma sonunda düzenlenen iddianamenin kabulüyle kovuşturma evresi başlar. Davanın hangi mahkemede görüleceği, yani görevli mahkemenin doğru belirlenmesi yargılamanın geçerliliği açısından belirleyicidir. Buna ek olarak çağrının sanığa usulünce ulaşması, savunma hakkının fiilen kullanılabilmesini sağlar.
Görev Kuralının Mantığı
Ceza yargısında görev; asliye ceza, ağır ceza ve özel görevli mahkemeler arasında suçun niteliği ve öngörülen cezanın ağırlığına göre paylaştırılır. Ağır ceza mahkemesinin görevine bırakılan suçlar kanunda sınırlı sayıda sayılmıştır; bunun dışındakiler kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Görev kamu düzenindendir ve her aşamada re'sen dikkate alınır.
Yetki ile Görevin Farkı
Görev, davaya hangi tür mahkemenin bakacağını; yetki ise hangi yerdeki mahkemenin bakacağını gösterir. Kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir. Yetki itirazının belli aşamaya kadar ileri sürülmesi gerekirken, görevsizlik her zaman gündeme gelebilir.
İddianamenin Kabulü ve Tebligat
İddianame kabul edildiğinde sanığa çağrı kâğıdı tebliğ edilir. Tebligatın yanlış adrese çıkması ya da gecikmesi, sanığın ilk duruşmadan habersiz kalmasına ve savunma taleplerini zamanında sunamamasına yol açabilir. Bu nedenle tebliğ mazbatasının usulü ve adres bilgisi denetlenmelidir.
Savunmanın Erken Aşamada Bakacakları
- İsnat edilen fiilin hukuki nitelendirmesinin doğruluğu
- Delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediği
- Lehe delillerin toplanması için taleplerin zamanında sunulması
Görevsizlik Kararının Sonucu
Mahkeme görevsiz olduğuna karar verirse dosyayı görevli mahkemeye gönderir; bu aşamaya kadar yapılan bazı işlemler geçerliliğini koruyabilir. Ancak esasa ilişkin hükmün görevli mahkemece verilmesi zorunludur.
Ceza yargılamasında her dosya kendine özgüdür; suç vasfı ve deliller sonucu belirler. Bir savunma stratejisi kurmadan önce hukuki destek almanız önerilir.