Soruşturma ve kovuşturma sırasında uygulanan koruma tedbirleri, kişinin temel haklarına doğrudan dokunur ve bu yüzden denetime tabidir. Bu rehber CMK, TCK ve 5275 sayılı Kanun ekseninde koruma tedbirlerine itiraz yollarını ele alır.
Koruma Tedbiri Nedir?
Ceza Muhakemesi Kanunu; tutuklama, adli kontrol, arama, el koyma ve yakalama gibi tedbirleri, delillerin korunması ve yargılamanın güvenliği amacıyla öngörür. Bu tedbirler geçicidir ve ancak kanunda belirtilen şartların varlığı halinde uygulanabilir. Ölçülülük, tedbirin her aşamasında aranır.
Tutuklamaya İtiraz
Hakkında tutuklama kararı verilen kişi ya da müdafii, bu karara karşı itiraz edebilir. İtiraz, kararı veren mercii aşan bir üst mercice incelenir. İtirazda çoğunlukla kuvvetli suç şüphesinin bulunmadığı, kaçma veya delil karartma tehlikesinin somut olmadığı ve daha hafif bir tedbirin yeterli olacağı ileri sürülür.
Adli Kontrol Alternatifi
- Yurt dışı çıkış yasağı, imza yükümlülüğü gibi seçenekler
- Tutuklama yerine ölçülü bir tedbirin talep edilmesi
- Tutukluluğun belirli aralıklarla resen gözden geçirilmesi
El Koyma ve Aramaya Karşı Denetim
Eşyaya veya kazanca el koyma kararlarına karşı da itiraz yolu açıktır. Aramanın hukuka aykırı yapılması, elde edilen delilin değerini tartışmalı hale getirebilir; zira hukuka aykırı delil yargılamada esas alınamaz. İnfaz aşamasına geçildiğinde ise koşullar 5275 sayılı Kanun çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Sürenin Kaçırılmaması
Koruma tedbirlerine itiraz kısa sürelere bağlıdır ve kararın öğrenilmesinden itibaren işler. Bu nedenle tebligatın veya bildirimin tarihi titizlikle izlenmelidir.
Kişi özgürlüğünü ilgilendiren kararlarda hız ve doğru gerekçelendirme belirleyicidir. Koruma tedbiriyle karşılaşıldığında gecikmeden bir ceza hukukçusuyla iletişime geçmek isabetli olur.