İçeriğe geç
AC

Kovuşturma Aşamasında Görevli Mahkeme Tartışması ve Merci Hataları

27 Mayıs 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 87 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Ceza yargılamasında iddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma evresinde, davanın hangi mahkemede görüleceği yalnızca teknik bir ayrıntı değildir. Görevli mahkemenin yanlış belirlenmesi, verilen kararın esasına dokunmadan bozulmasına ve yargılamanın baştan yinelenmesine yol açabilir. Ceza Muhakemesi Kanunu ve Türk Ceza Kanunu çerçevesinde bu tartışmanın nasıl kurulacağı, savunma stratejisinin erken aşamasında netleşmelidir.

Görev, Yetki ve Merci Kavramları Karıştırılmamalıdır

Görev, işin niteliğine göre hangi tür mahkemenin bakacağını; yetki ise hangi yer mahkemesinin bakacağını ifade eder. Merci ise itiraz veya kanun yolu incelemesini yapacak makamı anlatır. Uygulamada bu üç kavramın birbirinin yerine kullanılması, dilekçenin hedefini kaybetmesine neden olur. Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilirken, yetki itirazının belirli bir aşamaya kadar yapılması gerekir.

İddianamedeki Nitelendirme Göreve Etki Eder

Mahkemenin görevi, iddianamede gösterilen suç vasfına göre belirlenir. Ancak yargılama sırasında delil durumu değiştikçe eylemin nitelendirmesi de değişebilir. Nitelendirmenin ağırlaşması ya da hafiflemesi, dosyanın başka bir mahkemeye gönderilmesini gerektirebilir. Bu nedenle savunma tarafının eylemin hukuki niteliğine ilişkin itirazlarını, yalnızca ceza miktarı bakımından değil, görev sonucu doğuracağı ihtimali de gözeterek kurması gerekir.

Görevsizlik Kararı Verildiğinde Dosyanın Kaderi

  • Görevsizlik kararıyla dosya, görevli görülen mahkemeye gönderilir; dava yeniden açılmaz.
  • Önceki mahkemede alınan bazı işlemlerin yenilenmesi gündeme gelebilir; özellikle tanık dinlenmesi bakımından bu husus takip edilmelidir.
  • Tutukluluk hâlinin devam edip etmeyeceği ayrıca değerlendirilir; sanık lehine bu konunun gündeme getirilmesi ihmal edilmemelidir.
  • İki mahkemenin de kendini görevsiz sayması hâlinde olumsuz görev uyuşmazlığı doğar ve çözüm mercii ayrıca belirlenir.

İtirazın Zamanlaması Neden Önemlidir?

Görev itirazının geç ileri sürülmesi hakkın kaybına yol açmasa da, aylar süren bir yargılamanın ardından dosyanın başka mahkemeye gitmesi savunma açısından fiilî bir yıpranma yaratır. Buna karşılık bazı hâllerde savunma, delillerin belirli bir düzende toplanmasını beklemeyi tercih edebilir. Bu tercih bilinçli bir tercih olmalı, ihmalden kaynaklanmamalıdır. İnfaz aşamasına ilişkin taleplerin ise 5275 sayılı Kanun çerçevesinde ve farklı bir mercie yöneltileceği unutulmamalıdır.

Kısa Not

Yukarıdaki açıklamalar genel usul bilgisini aktarmayı amaçlar. Her dosyanın delil durumu ve isnadın kapsamı farklıdır; tutukluluk veya kanun yolu süresi işleyen bir dosyada gecikmenin telafisi güç olabileceğinden, sürecin başında bir ceza hukukçusuyla çalışılması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla