İddianamenin kabulüyle birlikte dosya, savcılığın tek taraflı topladığı delillerin bulunduğu bir dosyadan, tarafların karşılıklı olarak delil ortaya koyduğu bir yargılamaya dönüşür. CMK'nın kovuşturmaya ilişkin düzenlemeleri, hükmün duruşmada tartışılan delillere dayanmasını esas alır. Bu ilke, savunma açısından somut bir sonuç doğurur: dosyada bulunan ama duruşmada tartışılmayan bir delil, kararın gerekçesinde hak ettiği ağırlığı bulmayabilir.
İddianameyi Delil Haritasına Dönüştürmek
Kovuşturmanın ilk işi, iddianamedeki her isnadın hangi delile dayandırıldığını çıkarmaktır. Bu haritada üç sütun bulunur: isnat edilen fiil, dayanak delil ve o delilin zayıf noktası. Böyle bir çalışma yapılmadan yürütülen savunma, genel itirazlar üzerinden ilerler ve duruşmada hangi noktaya yükleneceğini bilemez. Harita aynı zamanda hangi delilin eksik olduğunu, yani hangi delil toplanmadan iddianın kurulduğunu da görünür kılar.
Tanık Dinletme Talebinin Kabul Edilebilirliği
Tanık listesi verilirken her tanığın hangi vakıayı ispat edeceği açıkça belirtilmelidir. Neyi ispat edeceği yazılmayan bir tanık talebi, davayı uzatma amacı taşıdığı değerlendirmesiyle reddedilebilir. Tanık beyanları arasındaki çelişkiler ortaya çıktığında yüzleştirme talebi gündeme gelir; soruşturma aşamasındaki beyanla duruşmadaki beyan arasındaki fark tutanağa açıkça geçirilmelidir.
Bilirkişi Raporuna İtirazın Yöntemi
- İtiraz, sonuca değil, sonuca ulaşılan yönteme yöneltilmelidir.
- Raporun hangi veriye dayandığı, o verinin dosyada bulunup bulunmadığı denetlenir.
- Bilirkişinin uzmanlık alanı ile inceleme konusunun örtüşüp örtüşmediği ayrıca değerlendirilir.
- Teknik itirazın somutlaşması için uzman görüşü sunulması mümkündür.
- Rapordaki her tespit için ayrı ayrı karşı görüş bildirilmesi, toptan itiraza göre daha etkilidir.
Tutuklu Yargılamada Ayrı Takvim
Sanık tutukluysa yargılamanın esasıyla paralel işleyen ikinci bir takvim vardır: tutukluluğun düzenli aralıklarla incelenmesi ve bu incelemelere karşı itiraz yolu. Bu takvimin ihmal edilmesi, esas yargılamada elde edilen kazanımların gecikmeli sonuç doğurmasına yol açar. Ayrıca infaz aşamasına ilişkin 5275 sayılı Kanun düzenlemeleri, hükmün kurulma biçiminin sonuçlarını doğrudan etkilediğinden savunma stratejisinde baştan gözetilmelidir.
Esas Hakkında Beyan ve Kanun Yolu Hazırlığı
Esas hakkındaki savunma, yargılama boyunca yapılan itirazların derli toplu hâle getirildiği aşamadır; burada ilk kez ileri sürülen bir husus, önceki oturumlarda neden söylenmediği sorusunu doğurur. Bu nedenle savunma, yargılamanın başından itibaren kademeli olarak inşa edilmelidir. İstinaf başvurusunda ileri sürülecek hukuka aykırılıkların dayanağı da duruşma tutanaklarıdır; tutanağa geçmeyen bir talep, sonraki aşamada dayanaksız kalır. Her oturum sonunda tutanağın kontrol edilmesi bu nedenle biçimsel değil, esasa ilişkin bir tedbirdir.
Buradaki bilgiler yalnızca genel çerçeve sunar; her ceza dosyasının kendi olgusu ve delil durumu vardır. Yargılamanın herhangi bir aşamasında savunmanızı bir avukatla birlikte yürütmeniz, süre ve usul kayıplarının önüne geçilmesini sağlar.