İddianamenin kabulüyle birlikte dosya soruşturma mantığından çıkar; artık deliller mahkeme huzurunda, tarafların katılımıyla tartışılır. Bu geçiş, savunmanın yaklaşımını da değiştirmelidir. Soruşturmada eksik bırakılan bir talep kovuşturmada tekrar gündeme getirilebilir; ancak zamanlaması yanlış yapılan talep, dosyayı uzatmaktan başka sonuç doğurmaz.
Delilin Hukuka Uygunluk Denetimi
CMK, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağını açıkça düzenler. Bu nedenle savunmanın ilk yapması gereken, dosyadaki her delilin nasıl elde edildiğini izlemektir: arama kararının kapsamı, el konulan dijital materyalin kopyalanma usulü, iletişim tespitine ilişkin kararın varlığı ve süresi, tanığın ifadesinin alınma koşulları. Elde etme yöntemine yönelik itiraz, delilin içeriğine yönelik itirazdan önce ileri sürülmelidir.
Duruşmada Talep Yönetimi
- Dinlenmesi istenen tanıkların ne konuda beyanda bulunacağının açıklanması
- Bilirkişi incelemesi isteniyorsa, incelenecek sorunun somut biçimde yazılması
- Keşif talebinde yerin ve tespit edilecek hususun belirtilmesi
- Dosyaya getirilmesi istenen kayıtların hangi kurumda bulunduğunun gösterilmesi
- Reddedilen taleplerin gerekçesiyle birlikte tutanağa geçirilmesinin istenmesi
Reddedilen bir talebin tutanağa gerekçesiyle yansıması, kanun yolu aşamasında eksik incelemeyi tartışabilmenin ön koşuludur.
Nitelendirme Değişikliği ve Ek Savunma
Mahkeme, iddianamede gösterilen fiilin hukuki nitelendirmesini farklı değerlendirebilir. Böyle bir durumda sanığa ek savunma hakkı tanınması gerekir. TCK kapsamındaki nitelendirme farkları cezanın alt ve üst sınırını, dolayısıyla infaz rejimini doğrudan etkilediğinden, ek savunma bir formalite olarak değil esaslı bir aşama olarak ele alınmalıdır.
Karar Sonrası Süreler
Hükme karşı kanun yoluna başvuru süresi, hüküm yüze karşı açıklanmışsa açıklanma tarihinden, yokluğunda verilmişse tebliğinden itibaren işler ve kanunda kısa bir süre olarak belirlenmiştir. Süresinde yapılan başvuruda gerekçelerin tamamının o anda yazılması zorunlu değildir; gerekçeli kararın tebliğinden sonra ayrıntılı dilekçe sunulabilir. Süre kaçırıldığında ise esasa ilişkin en güçlü savunma dahi incelenemez.
İnfaz Boyutunu Baştan Düşünmek
5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaz rejimi, verilecek cezanın türü ve miktarıyla doğrudan bağlantılıdır. Denetimli serbestlik, koşullu salıverilme ve doğrudan hapis kararlarının farklılığı, savunma stratejisinin yalnızca beraat üzerine değil, alternatif senaryolar üzerine de kurulmasını gerektirir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Suç tipi, dosyadaki delil durumu ve yargılamanın aşaması stratejiyi belirleyeceğinden, ceza yargılamasında mutlaka bir avukatla çalışılması önerilir.