İçeriğe geç
AC

Kovuşturma Aşamasında Süre Yönetimi: İtiraz ve Başvuru Adımları

3 Haziran 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 92 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İddianamenin kabulüyle soruşturma kapanır ve dosya kovuşturma evresine geçer; bu geçiş, tarafların elindeki başvuru yollarını baştan değiştirir. Kovuşturma evresinde verilen ara kararların büyük bölümü öğrenme ya da tebliğ tarihine bağlı kısa sürelere tabidir ve süre geçtiğinde aynı talep aynı biçimde bir daha ileri sürülemez. Aşağıda CMK ekseninde bu sürelerin nasıl kurgulanacağı ele alınmıştır.

Sürenin başladığı anı doğru saptamak

Hak kayıplarının çoğu hukuki gerekçeden değil, tarih hesabından doğar. Duruşmada yüze okunan kararlarda süre öğrenme tarihinden; yokluğunda verilen kararlarda usulüne uygun tebliğ tarihinden işlemeye başlar. Bu nedenle her ara kararın yanına üç veri kaydedilmelidir: karar tarihi, oturumda hazır bulunulup bulunulmadığı ve tebligat tarihi. Dosyada müdafi veya vekil görünüyorsa esas alınacak tarih ona yapılan tebliğdir; ilgilinin durumu sonradan duyması süreyi yeniden başlatmaz.

Kovuşturmada hangi talep hangi mercie gider

  • Mahkemenin ara kararlarına karşı itiraz, kanunda gösterilen mercie yapılır; dilekçenin kararı veren mahkemeye verilmesi süreyi korur.
  • Tutukluluğun devamı ve adli kontrol gibi tedbir kararları, esas hükümden bağımsız bir itiraz rejimine tabidir.
  • Esas hükme karşı istinaf, süresi içinde ve talep kalemleri ayrıştırılmış biçimde verilmelidir.
  • Hüküm kesinleştikten sonra doğan uyuşmazlıklar 5275 sayılı Kanun çerçevesinde infaz mercilerine taşınır; bu konuda esas mahkemesine yapılan başvuru sonuç doğurmaz.

Talebi süre bitmeden ayakta tutan pratikler

  1. Süre içinde kısa dilekçeyle başvurup gerekçeyi ek beyanla tamamlamak, son güne yığılmayı önler.
  2. Her celse sonunda bir sonraki oturuma kadar yapılacak işler tarihe bağlanır: eksik belge, tanık listesi, rapora itiraz.
  3. Tanık dinletme ve ek delil talepleri, esas hakkındaki beyandan önceki oturumlarda tutanağa geçirilir.
  4. Reddedilen her delil talebi ayrıca not edilir; bu notlar istinaf dilekçesinin iskeletini oluşturur.

Süre kaçırıldığında elde ne kalır

Süre geçmişse ilk bakılacak nokta tebligatın gerçekten usulüne uygun yapılıp yapılmadığıdır; usulsüz tebligat, sürenin hiç işlemediği sonucunu doğurabilir. Elde olmayan sebeplerle süreye uyulamayan hâllerde eski hâle getirme kurumu gündeme gelir ve bu talebin de kendi süresi vardır. Kesinleşmiş kararlarda yeni ve esaslı delil ortaya çıkmışsa yargılamanın yenilenmesi ayrı bir yol olarak değerlendirilir. Bu yolların hiçbiri kaçırılan itiraz süresinin yerine geçmediğinden, önleyici takvim her zaman düzeltici başvurudan güçlüdür.

Buradaki açıklamalar genel çerçeveyi anlatır; isnat edilen suçun niteliği, tutukluluk durumu ve tebligat geçmişi süre hesabını değiştirebilir. Kovuşturma aşamasında bir adım atmadan önce dosyanızın tarihleriyle birlikte bir avukata danışmanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla