Soruşturmanın iddianameyle sona ermesi ve davanın açılması, sanık ve müşteki bakımından tümüyle yeni bir usul dönemi başlatır. CMK, TCK ve infaz rejimini düzenleyen 5275 sayılı CGTİHK'nın kesiştiği bu aşamada talepler artık savcılığa değil mahkemeye yöneltilir. Aşağıdaki kontrol listesi, kovuşturmada yanlış merciye başvuru ve buna bağlı süre kaybı riskini azaltmayı amaçlar.
İddianamenin Kabulüyle Değişen Muhatap
Kovuşturma başladıktan sonra delil toplanması, bilirkişi incelemesi, tanık dinlenmesi ve koruma tedbirlerinin kaldırılması taleplerinin muhatabı mahkemedir. Soruşturma dönemine ait alışkanlıkla savcılığa gönderilen dilekçeler dosyaya geç ulaşır ve çoğu zaman bir duruşma dönemi kaybedilir. Aynı şekilde, tutukluluğa ilişkin taleplerin hangi merci tarafından karara bağlandığı aşamaya göre değişir; bu ayrım gözetilmeden yapılan başvurular sonuçsuz kalır.
Görevli Mahkemeyi ve İtiraz Merciini Ayırt Etmek
- Suçun niteliği ve öngörülen cezaya göre görevli mahkeme değişir; görevsizlik kararı dosyayı aylarca geciktirebilir.
- Ara kararlara karşı itiraz ile hükme karşı kanun yolu birbirinden farklıdır; ikisi aynı dilekçede birleştirilemez.
- İstinaf ve temyiz aşamalarının hangi kararlar bakımından açık olduğu baştan belirlenmelidir.
- İnfaza ilişkin talepler kovuşturmayı yürüten mahkemeye değil, infaz rejimine göre belirlenen mercie yöneltilir.
Duruşma Takvimini Yöneten Basit Bir Sistem
- Her celse sonrası ara karar, tarihiyle birlikte tek bir tabloya işlenir.
- Tebliğ edilen her evrakın tebliğ tarihi, süreye tabi olup olmadığı notuyla kaydedilir.
- Delil talepleri, duruşmadan makul süre önce yazılı olarak sunulur ve UYAP kaydı alınır.
- Tanık listesi ile adresleri güncel tutulur; tebligat yapılamayan tanık en büyük gecikme sebebidir.
- Mütalaaya karşı savunma için gereken hazırlık süresi önceden planlanır.
Sık Görülen ve Telafisi Zor Hatalar
Kısa kararın açıklanmasıyla yetinip gerekçeli kararın tebliğini takip etmemek, kanun yolu süresinin farkına varılmadan geçmesine yol açar. Duruşmaya katılmayan tarafın mazeretini süresinde ve belgeli biçimde bildirmemesi, savunma imkânını daraltır. Müşteki bakımından ise davaya katılma talebinin zamanında ileri sürülmemesi, kanun yoluna başvurma hakkını etkileyebilir.
Ceza yargılamasında usule ilişkin bir gecikmenin esasa etkisi çoğu zaman geri alınamaz. Dosyanızın hangi aşamada olduğuna ve talebinizin hangi mercie yöneltileceğine ilişkin tereddütlerde, süre işlemeye devam ettiğinden vakit geçirmeden bir hukukçudan destek alınması önerilir.