İddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma, savunma açısından hem en geniş hem de en çok süre tuzağı barındıran aşamadır. CMK, TCK ve 5275 sayılı Kanun bir arada okunduğunda, sanığın veya katılanın kaybettiği hakların büyük kısmının delil yetersizliğinden değil, süresinde kullanılmayan usul imkânlarından doğduğu görülür. Bu yazı, kovuşturmayı bir takvim disiplini olarak ele alır.
Duruşma Öncesi Hazırlık Penceresi
Tensip zaptı ile ilk duruşma arasındaki dönem, savunmanın en verimli kullanabileceği zamandır. Bu aralıkta dosyanın tamamı (soruşturma evrakı, bilirkişi raporları, iletişim tespiti ve arama-elkoyma kararları) incelenmeli; delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediği ayrı bir başlık altında not edilmelidir. Hukuka aykırı delil iddiası, ilk fırsatta ve gerekçesiyle birlikte tutanağa geçirilmediğinde, sonraki aşamalarda ikna gücü belirgin biçimde azalır.
Tutanağa Geçirmek: Sessizliğin Bedeli
Kovuşturmada sözlü olarak dile getirilip tutanağa yazdırılmayan itirazlar, kanun yolu incelemesinde yok hükmündedir. Tanığa sorulmak istenen sorunun reddedilmesi, keşif talebinin karşılanmaması, ek rapor isteminin geçiştirilmesi gibi durumlarda talebin ve ret gerekçesinin tutanakta yer alması sağlanmalıdır.
Beyan değişikliği ve çelişki
Soruşturma ile kovuşturma beyanları arasındaki çelişkiler duruşmada okunarak sorulmadığında, hükümde bu beyanlara dayanılması ayrı bir tartışma yaratır. Çelişkileri sayfa ve satır göstererek hazırlamak, duruşma anında zaman kazandırır.
Kanun Yolu Süreleri: En Sık Hak Kaybı Burada
- Hükmün tefhimi yüze karşı yapıldıysa süre o anda başlar; sanığın yokluğunda verilen kararlarda tebliğ tarihi esastır. Uygulamada en çok karıştırılan nokta budur.
- İstinaf başvurusu için öngörülen yedi günlük süre, gerekçeli karar beklenerek geçirilemez; başvuru süresinde yapılıp gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra sebepler ayrıntılandırılabilir.
- Mahkeme kararlarına karşı itiraz yolunun açık olduğu hâllerde de süre kısadır; kararın niteliği (hüküm mü, ara karar mı) baştan doğru belirlenmelidir.
- Süre tutum dilekçesi verilmesi, gerekçeli karar geldiğinde ayrıntılı dilekçe sunma külfetini ortadan kaldırmaz.
İnfaz Boyutunu Duruşmada Düşünmek
5275 sayılı Kanun kapsamındaki koşullu salıverilme, denetimli serbestlik ve mahsup hesapları, hükümden sonra ortaya çıkan konular gibi görünse de kovuşturma sırasında verilen kararlarla doğrudan bağlantılıdır. Tutuklulukta geçen sürelerin, adli kontrol tedbirlerinin ve gözaltı günlerinin dosyada eksiksiz belgelenmesi, sonraki mahsup taleplerinin dayanağını oluşturur.
Dosya İçin Basit Bir Takvim Şeması
- Her duruşma sonrası: tutanağın örneği alınır, bir sonraki duruşmaya kadar yapılacaklar listesi çıkarılır.
- Rapor gelen her tarihte: ek rapor veya itiraz için beklenmeksizin süre başlatılır.
- Hüküm günü: tefhim mi tebliğ mi olduğu aynı gün kayda geçirilir ve son gün hesaplanır.
Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme niteliğindedir. Suç tipi, sanığın statüsü ve mahkemenin görevi süre ve usul sonuçlarını değiştirebileceğinden, kovuşturmanın her aşamasında dosyaya özgü hukuki destek alınması önerilir.