İçeriğe geç
AC

İstinaf ve Temyizde Süre Farkı: Yedi Gün ile On Beş Gün Arasındaki Kritik Ayrım

27 Mayıs 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 87 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Ceza yargılamasında ilk derece kararı verildikten sonra açılan pencere dardır ve kanun yolları birbirinden farklı sürelere bağlanmıştır. CMK sistemi istinaf ve temyiz için ayrı süreler, ayrı merciler ve ayrı inceleme kapsamları öngörür. TCK ve 5275 sayılı Kanun bakımından doğuracağı sonuçlar düşünüldüğünde, birkaç günlük gecikmenin bedeli infazın başlaması olabilir.

İki Kanun Yolunun Süreleri

İstinaf başvurusu, hükmün yüze karşı açıklanması hâlinde açıklanma tarihinden, yokluğunda verilmişse tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılır. Temyiz süresi ise bölge adliye mahkemesi kararının tebliğinden itibaren on beş gündür. Bu farkın karıştırılması, uygulamada en sık rastlanan hak kaybı sebeplerinden biridir. Başvuru, kararı veren mahkemeye verilecek dilekçe ile ya da zabıt kâtibine yapılacak beyanın tutanağa geçirilmesiyle yapılabilir.

Kısa Dilekçe ile Süreyi Korumak

Gerekçeli karar henüz yazılmamışken süre işlemeye başlamış olabilir. Bu durumda önce süre tutum dilekçesi verilerek başvuru hakkı korunur, gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra ayrıntılı istinaf sebepleri sunulur. Bu iki aşamalı yöntem, sebepleri eksik yazma riskini ortadan kaldırır. Süre tutum dilekçesinde başvurunun hangi hükme yönelik olduğu açıkça belirtilmelidir.

Hangi Kararlar Hangi Yola Tâbi?

  • Bazı hafif nitelikteki hükümler bakımından istinaf yolu kapalıdır; bu kararlar kesin niteliktedir.
  • Bölge adliye mahkemesinin bazı kararları temyiz edilemez ve orada kesinleşir.
  • Hükümle birlikte verilen ve ayrı bir hukuki sonuç doğuran kararlar için itiraz yolu gündeme gelebilir.

Bu nedenle kanun yolu bildiriminin karar metninde nasıl yazıldığı okunmalı; hatalı bildirim yapılmışsa bu husus başvuruda ayrıca belirtilmelidir.

Sebepleri Doğru Kategorilendirmek

İstinaf incelemesi hem maddi olay hem hukuka uygunluk yönünden yapılırken, temyiz incelemesi kural olarak hukuka aykırılıkla sınırlıdır. Bu ayrım dilekçenin içeriğini belirler. İstinafta eksik soruşturma, delil değerlendirmesindeki hata ve tanık dinlenmemesi gibi maddi hususlar ileri sürülebilirken, temyizde vasıflandırma hatası, ceza tayininde kanuna aykırılık ve usule ilişkin mutlak bozma sebepleri öne çıkar. Aynı dilekçenin iki aşamada kopyalanması etkisiz sonuç verir.

Süre Kaçırıldığında

Başvuru süresi, elde olmayan bir sebeple kaçırılmışsa eski hâle getirme talebinde bulunulabilir. Bu talep, engelin ortadan kalkmasından itibaren kısa bir süre içinde ve engeli ispatlayan belgelerle birlikte yapılmalıdır. Hastalık, tebligattaki usulsüzlük veya cezaevi koşullarından kaynaklanan gecikmeler bu kapsamda değerlendirilebilir. Ayrıca kesinleşmiş hükümler bakımından kanun yararına bozma ve yargılamanın yenilenmesi gibi olağanüstü yollar bulunur; bunlar dar şartlara bağlıdır.

Kanun yolu aşaması, dosyanın esasını yeniden tartışmaya açan son fırsattır ve tamamen takvimle yönetilir. Karar açıklandığı gün sürenin son gününü not etmek, gerekçeli kararı beklerken hak kaybetmeyi önler. Hükmün türü ve kanun yolu bildirimi dosyaya özgü olduğundan, başvuru öncesinde bir ceza avukatıyla değerlendirme yapılması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla