Soruşturma evresinde yapılan usul hataları, kovuşturma başladıktan sonra çoğu zaman geri alınamaz. Bu evrede en sık karşılaşılan iki sorun, dilekçenin yetkisiz bir makama verilmesi ve kısa süreli itiraz haklarının fark edilmeden geçirilmesidir. Aşağıda CMK, TCK ve 5275 sayılı Kanunun uygulama alanına göre yetki ve süre ekseni ele alınmaktadır.
Yetkili Savcılığın Belirlenmesi
Kural olarak soruşturmayı, suçun işlendiği yer Cumhuriyet başsavcılığı yürütür. Ancak suçun işlendiği yerin belirlenmesi her zaman kolay değildir. Sonucu başka yerde doğan fiillerde, elektronik ortamda gerçekleşen eylemlerde ya da birden çok ilde devam eden hareketlerde bu nokta tartışmalı hâle gelir. Şikâyetin başka bir yer savcılığına verilmesi hak kaybına yol açmaz; dosya yetkili yere gönderilir. Buna karşılık gönderim süresi boyunca delillerin kaybolma ihtimali arttığı için, acil delil koruma taleplerinin ilk dilekçede ayrıca yazılması gerekir.
Savcılık ile Sulh Ceza Hâkimliğinin İş Bölümü
Soruşturma evresinde karar veren tek makam savcılık değildir. Koruma tedbirlerine ilişkin talepler, arama ve elkoyma gibi işlemler ile tutuklama kararları sulh ceza hâkimliğinin alanındadır. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz da bu hâkimliğe yapılır ve tebliğden itibaren on beş günlük süreye tabidir. Şüpheli veya mağdur tarafın, hangi talebi hangi makama yönelteceğini baştan ayırt etmesi, dosyanın gereksiz yere ileri tarihe sarkmasını önler.
Süre Türlerini Ayırmak
Ceza usulünde birbirine benzeyen fakat sonuçları farklı olan süreler vardır:
- Şikâyet süresi: Yalnızca takibi şikâyete bağlı suçlarda işler; geçirilmesi soruşturmayı kapatır.
- İtiraz süresi: Verilen bir karara karşı işler ve tebliğ tarihinden başlar.
- Dava zamanaşımı: Fiilin niteliğine ve öngörülen cezaya göre değişir, taraf iradesiyle uzatılamaz.
- İnfaza ilişkin süreler: 5275 sayılı Kanun kapsamındadır ve kovuşturma sonrasına aittir.
Tebligat Gecikmesinin Yarattığı Boşluk
İtiraz süresi tebligata bağlı olduğundan, adres kaydının güncel olmaması doğrudan hak kaybına dönüşür. Şüpheli veya müşteki sıfatıyla ifade verirken bildirilen adresin değişmesi hâlinde bunun derhâl bildirilmesi; vekil varsa tebligatın vekile yapılacağının bilinmesi gerekir. Dosyanın elektronik ortamdan düzenli sorgulanması, tebligatın gecikmesi hâlinde bile kararın öğrenilmesini sağlar.
Kovuşturmaya Geçildiğinde Görevli Mahkeme
İddianame kabul edildiğinde görevli mahkeme, suça öngörülen cezanın üst sınırına ve özel görev kurallarına göre belirlenir. Görevsizlik kararı verilmesi dosyayı geciktirse de yapılan işlemleri kendiliğinden geçersiz kılmaz. Buna karşılık savunma stratejisinin, dosyanın hangi mahkemede görüleceği belli olduktan sonra kurulması daha isabetli sonuç verir.
Burada anlatılanlar genel çerçeveyi tarif eder. Her soruşturmanın delil durumu ve suç niteliği farklı olduğundan, somut dosyada bir ceza avukatıyla çalışmak yerinde olacaktır.