İçeriğe geç
AC

İnfaza İlişkin Kararlara İtiraz: İnfaz Hâkimliği, İtiraz Mercii ve Tebliğden İşleyen Süre

4 Nisan 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 85 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Cezanın kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan uyuşmazlıklar, yargılama aşamasından farklı bir usule tabidir. 5275 sayılı Kanun infaz sürecine özgü bir denetim mekanizması kurmuştur; bu nedenle hükmü veren mahkemeye yapılan başvurular çoğu zaman yanlış adrese düşer.

İnfaz Şikâyeti Hangi Mercie Yapılır?

Ceza infaz kurumu idaresinin işlem ve eylemlerine karşı şikâyet, infaz hâkimliğine yapılır. Disiplin cezaları, iyi hâl değerlendirmesine esas kararlar, ziyaret ve haberleşme kısıtlamaları, iş ve eğitim programlarına ilişkin uygulamalar bu kapsamdadır. Buna karşılık cezanın hesaplanması, mahsup ve içtima gibi hükmün infazına ilişkin kimi kararlar bakımından muhatap, hükmü veren mahkeme ya da infazın yürütüldüğü yerdeki mahkeme olabilir. Başvuru dilekçesi yazılmadan önce, talebin idarenin bir işlemine mi yoksa mahkeme kararına mı yöneldiği ayrılmalıdır.

İtiraz Mercii Nasıl Belirlenir?

İnfaz hâkimliğinin kararlarına karşı itiraz yolu açıktır ve itiraz, CMK'daki genel itiraz usulüne göre incelenir. Bu usulde kural, kararı veren mercie başvurulması ve itirazın yerinde görülmemesi hâlinde dosyanın kanunda gösterilen itiraz merciine gönderilmesidir. Uygulamada dilekçenin doğrudan üst mercie gönderilmesi zaman kaybına yol açar. Dilekçenin hangi karara, hangi tarihe ve hangi dosya numarasına yönelik olduğunun açıkça yazılması, dosyanın gecikmeden ilgili mercie ulaşmasını sağlar.

Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik Kararları

Denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, bu tedbirin ihlali nedeniyle kapalı kuruma iadeye ya da koşullu salıverilme değerlendirmesine ilişkin kararlar hükümlü açısından en ağır sonuçları doğuran işlemlerdir. Bu kararlarda gerekçenin somut olup olmadığı, dayanak alınan gözlem ve değerlendirme raporunun dosyada bulunup bulunmadığı denetlenmelidir. İtiraz dilekçesinde soyut itirazlar yerine, rapordaki hangi tespitin hangi belgeyle çeliştiği gösterilmelidir.

Tebligat Gecikmesi ve Eski Hâle Getirme

İnfaz dosyalarında süre kaybının en yaygın nedeni, kararın hükümlüye kurum aracılığıyla tebliğ edilmesindeki gecikmeler ile yakınlarına veya eski adrese yapılan bildirimlerdir. Süre tebliğden işlediği için, tebliğ tarihi ile kararın fiilen öğrenildiği tarih arasındaki fark belgelenmelidir. Kusuru olmaksızın süreyi kaçırdığını ileri süren kişi bakımından ceza muhakemesi hukuku eski hâle getirme kurumunu düzenlemiştir; bu talep, engelin ortadan kalkmasından sonra kanunda öngörülen süre içinde ve engeli gösteren delillerle birlikte ileri sürülür. Hastane kaydı, nakil belgesi veya kurum yazışması bu amaçla kullanılabilecek tipik belgelerdir.

Başvuru Öncesi Hızlı Denetim

  • Kararın tebliğ tarihini gösteren belge dosyada var mı?
  • İtiraz, kararı veren mercie mi yöneltildi?
  • Dayanak rapor ve tutanakların örneği talep edildi mi?
  • Nakil hâlinde yeni kurumun adresi bildirildi mi?

Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir. İnfaz rejimi, suç türü ve hükmün içeriği sonucu doğrudan etkilediğinden, karar örneğiyle birlikte bir hukukçudan görüş alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla