İş kazası dosyalarında sonucu belirleyen çoğu zaman kazanın nasıl gerçekleştiği değil, nasıl ispatlandığıdır. Bu rehber, 4857, 5510, 6331 ve 7036 sayılı düzenlemeler ekseninde iş kazasında ispat sorununu ele alır.
Kazanın İş Kazası Sayılması
Bir olayın iş kazası niteliği taşıması, işçinin sigortalı olması ve kazanın işle bağlantısının kurulmasına dayanır. İşverenin 6331 sayılı Kanun kapsamındaki iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, kusur değerlendirmesinin merkezinde yer alır. Bu nedenle önce olayın hukuki niteliği, sonra tazminat hesabı ele alınmalıdır.
İspatın Omurgasını Kuran Deliller
- Kaza anına en yakın tutulan kaza tutanağı ve tarafların ilk beyanları
- SGK'ya yapılan iş kazası bildirimi ve müfettiş raporu
- İşyeri güvenlik eğitimi, kişisel koruyucu donanım ve risk analizi kayıtları
- Olayı gören çalışanların tanıklığı
Bu deliller arasında en kırılganı tanık anlatımıdır; zamanla değişebildiği için erken tespiti önemlidir.
Kusur ve Maluliyet Raporları
Tazminatın belirlenmesinde iki teknik rapor öne çıkar: tarafların kusur oranını gösteren bilirkişi raporu ve işçinin çalışma gücü kaybını gösteren maluliyet raporu. Bu raporlara karşı itiraz süresi ve gerekçesi, hakkın korunması bakımından titizlikle takip edilmelidir.
Arabuluculuk ve Dava Aşaması
İşçi ile işveren arasındaki alacak uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru bir dava şartıdır. İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat taleplerinde bu aşamanın doğru yönetilmesi, hem süre hem strateji açısından belirleyicidir.
Her iş kazası dosyası kendi güvenlik koşulları ve tıbbi verileri içinde değerlendirilir. Yaşanan olayın hukuki niteliğini ve delil durumunuzu somut olarak görüşmek için bir hukukçudan destek almanız önerilir.