İş ilişkisi sona erdiğinde tartışma çoğu kez alacağın varlığından değil, hesabın nasıl yapıldığından çıkar. Kıdem tazminatına esas ücretin hangi kalemleri içerdiği, çalışma süresinin nasıl belirlendiği ve ödenen tutarların hangi alacağa mahsup edildiği birkaç maddelik farkla büyük tutar değişikliği yaratır. 4857 sayılı İş Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 5510 sayılı Kanun ve iş sağlığı güvenliğine ilişkin 6331 sayılı Kanun bu dosyaların ortak zeminini oluşturur.
Hesaba İtirazın Üç Ayrı Ekseni
- Giydirilmiş ücret: yol, yemek, ikramiye ve düzenli primlerin hesaba dâhil edilip edilmediği.
- Çalışma süresi: aynı işverene ait farklı işyerlerinde geçen süreler ile ara verilen dönemlerin birleştirilmesi.
- Mahsup: yapılan ödemenin hangi alacak kalemine sayıldığı ve dekont açıklamaları.
Bu üç eksenden hangisine dayanıldığı baştan belirlenmezse, itiraz genel bir memnuniyetsizlik beyanına dönüşür ve karşılık bulmaz.
Belgeyi Kim Sunar, Neyi Kim İspatlar
Ücretin ödendiğine, bordronun imzalandığına ve izinlerin kullandırıldığına ilişkin kayıtları tutmak işverenin yükümlülüğündedir. İşçi tarafında ise fiilî durumu gösteren deliller belirleyici olur: giriş çıkış kayıtları, servis listeleri, yazışmalar, tanık beyanları ve banka hesabına yatan tutarların düzeni. İhtirazi kayıt konulmadan imzalanan bordroların aksinin ispatı zorlaşacağından, imza aşamasındaki tutum sonraki dosyanın yönünü belirler.
Arabuluculuk Görüşmesine Hazırlıklı Gitmek
- Alacak kalemleri ayrı ayrı hesaplanır ve her kalem için dayanak belge listelenir.
- Kabul edilebilecek en düşük tutar ile talep edilen tutar arasındaki aralık önceden belirlenir.
- Anlaşma sağlanırsa, tutanakta hangi kalemlerin kapsandığı ve hangilerinin saklı tutulduğu açıkça yazılır.
- Anlaşamama tutanağının dava süresini başlattığı gözetilerek takvim kurulur.
- Anlaşma bedelinin ödeme takvimi ve gecikme hâlindeki sonuçları tutanağa işlenir.
Tutanakta tüm işçilik alacaklarından feragat edildiği yazılıyorsa, hesaplanmamış kalemlerin de kapsandığı sonucu doğabileceği unutulmamalıdır.
Bilirkişi Raporuna İtiraz Aşaması
Dava açıldığında hesap tartışması genellikle bilirkişi raporu üzerinden yürür. Rapora itiraz ederken tatmin edici bulunmadığı yönündeki genel ifadeler yerine, hangi kalemin hangi veriye göre yanlış hesaplandığı sayfa ve satır göstererek açıklanmalıdır. Alternatif hesap tablosu sunulması, itirazın dikkate alınma ihtimalini artırır. Rapora beyan için verilen süre kısa olduğundan, tebliğ anında hazırlığa başlanması gerekir.
Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme niteliğindedir; işyeri uygulaması ve belge düzeni sonucu değiştirebilir. Görüşme veya dava öncesinde hesabınızı bir hukukçuya kontrol ettirmeniz yararlı olur.