İş ilişkisi sona erdiğinde işçinin en önemli talepleri işçilik alacakları ve özellikle kıdem tazminatı hesabıdır. Bu rehber konuyu 4857 sayılı İş Kanunu ve iş yargısı mevzuatı çerçevesinde ele alır.
Kıdem Tazminatına Hak Kazanmanın Koşulu
Kıdem tazminatı her fesihte doğmaz. Kural olarak belirli bir kıdem süresini doldurmuş işçinin, iş sözleşmesinin tazminata hak kazandıran bir nedenle sona ermesi gerekir. İşçinin haklı nedenle feshi veya işverenin haksız feshi bu haklar arasındadır; işçinin haklı neden olmadan istifası ise kural olarak kıdemi ortadan kaldırır.
Hesaba Giren Kalemler
Kıdem tazminatı, çıplak ücret üzerinden değil giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanır. Bu ayrım tazminat tutarını önemli ölçüde değiştirir:
- Düzenli ödenen ikramiye ve primler
- Yol ve yemek gibi süreklilik arz eden yardımlar
- Ayni yardımların parasal karşılığı
Zorunlu Arabuluculuk Aşaması
İşçilik alacağı ve tazminat taleplerinde, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Bu aşama atlanırsa dava usulden reddedilir. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa düzenlenen tutanakla iş mahkemesinde dava açılır.
- Fesih türü ve kıdem süresi belirlenir
- Ücret bordroları ve ödeme kayıtları toplanır
- Zorunlu arabuluculuk süreci yürütülür
- Anlaşma olmazsa iş mahkemesinde dava açılır
Diğer Alacaklar ve Zamanaşımı
Kıdem yanında ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ve genel tatil alacakları da talep edilebilir. Bu alacakların bir kısmı zamanaşımına tabidir; sürenin işlemesi hak kaybına yol açabileceğinden, feshin ardından zaman geçirilmemelidir.
Genel Bilgilendirme
Bu içerik geneldir. Ücretin unsurları ve fesih biçimi hesabı doğrudan etkilediğinden, kendi alacaklarınız için bir iş hukuku uzmanından değerlendirme almanız faydalı olacaktır.