Boşanma davalarında sonucu belirleyen iki değişken vardır: hangi sebebe dayanıldığı ve bu sebebin hangi delille ortaya konduğu. TMK, genel boşanma sebeplerinin yanında zina, hayata kast, pek kötü muamele, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme gibi özel sebepler öngörür. Özel sebeplere dayanan davalarda ayrıca hak düşürücü süre işler ve bu süre kaçırıldığında aynı olaya artık o sebeple dayanılamaz.
Sebep Seçimi Neden İlk Adımdır
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanan davada araştırılan husus, ortak hayatın çekilmez hâle gelip gelmediğidir. Özel sebeplere dayanan davada ise belirli bir olayın ispatı gerekir. İki yol arasındaki fark ispat yükünde ortaya çıkar: özel sebep ispatlandığında kusur tartışması büyük ölçüde kapanır, ancak ispat edilemezse dava reddedilebilir. Bu nedenle dilekçe hazırlanırken elde bulunan delilin gücü, seçilecek sebebi belirlemelidir.
Sürelerin İşleyişi
- Özel sebeplerde dava hakkı, olayın öğrenilmesinden başlayarak belirli bir süre içinde kullanılmalıdır; ayrıca olayın üzerinden geçecek azami süre de sınırlıdır.
- Affeden veya olayı hoşgörüyle karşılayan eşin o olaya dayanarak dava açma hakkı düşer.
- Anlaşmalı boşanmada evliliğin belirli bir süre devam etmiş olması aranır.
- Terk sebebine dayanılacaksa öncesinde yapılması gereken ihtar usulüne uygun olmalıdır.
- Boşanmanın ferisi niteliğindeki tazminat ve nafaka talepleri için ayrıca dava sonrası süre sınırları gündeme gelebilir.
Delil Seçiminde Hukuka Uygunluk Sınırı
Aile hukuku uyuşmazlıklarında delil toplama arzusu, çoğu zaman hukuka aykırılık sınırını zorlar. Diğer eşin telefonuna izinsiz erişerek elde edilen kayıtlar, gizlice yerleştirilen dinleme cihazıyla alınan sesler ya da izinsiz takip yoluyla elde edilen görüntüler yalnızca dosyada değerlendirilmemekle kalmaz, ayrı bir ceza sorumluluğu da doğurabilir. Buna karşılık ortak yaşam alanında kendiliğinden karşılaşılan belgeler, tanık beyanları, mesajların karşı tarafça inkâr edilmeyen kısımları ve resmi kayıtlar güvenli delil grubunu oluşturur.
Tebligat Gecikmesi ve Yargılama Ritmi
Boşanma dosyalarında davalı eşin adresinin belirsiz olması sık karşılaşılan bir durumdur. Tebligatın yapılamaması yalnızca duruşma gününü değil, cevap dilekçesi süresini, delil bildirme aşamasını ve tedbir nafakasına ilişkin ara kararın uygulanmasını da geciktirir. HMK sisteminde delil bildirme aşamasının kapanmasından sonra yeni delil sunulması sınırlandığından, tebligattaki aksama savunma tarafında ciddi kayıp yaratır. Bu nedenle adres araştırması dava açılmadan tamamlanmalı, işyeri ve kayıtlı adres seçenekleri birlikte bildirilmelidir.
Ferilerin Baştan Kurgulanması
Velayet, kişisel ilişki, nafaka ve mal rejimi talepleri boşanma davasıyla aynı anda planlanmalıdır. Özellikle mal rejimine ilişkin talepler ayrı bir dava konusu olduğundan, boşanma dosyasındaki kusur belirlemesinin bu davaya etkisi öngörülmelidir. 4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemelerinin görev alanına giren bu taleplerde uzman görüşüne başvurulabileceği de göz önünde tutulmalıdır.
Yukarıdaki değerlendirmeler genel niteliktedir. Evliliğin süresi, çocukların durumu ve elinizdeki delillerin niteliği stratejiyi tümüyle değiştirebileceğinden, dava açmadan önce hukuki görüş almanız uygun olur.