Boşanma davalarında süre denince akla genellikle yargılamanın ne kadar süreceği gelir. Oysa hukuken asıl kritik olan, dava açma hakkının hangi süre içinde kullanılması gerektiği ve hangi davranışların bu hakkı ortadan kaldırdığıdır. Bu kontrol listesi, dava dilekçesi yazılmadan önce gözden geçirilmesi gereken süre ve usul başlıklarını toplar.
Özel Boşanma Sebeplerinde Hak Düşürücü Süre
Türk Medeni Kanunu, zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış gibi özel sebeplerde dava hakkının belirli bir süre içinde kullanılmasını arar: eşin bu sebebi öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde fiilin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Bundan da önemlisi, affeden eşin dava hakkı ortadan kalkar. Uygulamada af iddiası, birlikte yaşamaya devam edilmesi ya da yazışmalardaki ifadeler üzerinden ileri sürülür ve dosyanın seyrini tek başına değiştirebilir.
Genel Sebeple Açılan Davada Durum
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanan davada bu türden bir hak düşürücü süre bulunmaz. Ancak burada da zaman aleyhe işler: uzun süredir ayrı yaşanan bir evlilikte kusur delillerinin tazeliği azalır, tanıklar olayları hatırlamaz ve maddi taleplerin belgelenmesi güçleşir. Anlaşmalı boşanma yolunda ise kanunun aradığı asgari evlilik süresinin dolup dolmadığı baştan kontrol edilmelidir.
Yetki: Hangi Yer Mahkemesi
Boşanma davasında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, 4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yetki itirazı ilk itirazlar arasında olduğundan, karşı taraf bu itirazı süresinde ileri sürmezse yetkisiz mahkemede devam edilebilir.
Dilekçe Aşamasının Kaçırılmaması Gereken Sınırları
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra iddia ve savunmanın genişletilmesi kural olarak mümkün değildir.
- Tanık listesi ve delil bildirimi için verilen kesin süre kaçırıldığında delil sunma imkânı kapanır.
- Tedbir nafakası talebi dava dilekçesinde açıkça istenmelidir; talep edilmeyen tedbir kendiliğinden verilmez.
- Maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talepleri, boşanma kararı kesinleştikten sonra ayrı davaya konu edilecekse kanundaki süre içinde açılmalıdır.
Delil Toplarken Sınırı Aşmamak
Eşin telefonuna veya hesaplarına izinsiz erişilerek elde edilen kayıtlar, hem delil olarak değerlendirilmeyebilir hem de ayrı bir hukuki sorumluluk doğurabilir. Ortak yaşam alanına ilişkin, hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş belgeler ve tanık anlatımları tercih edilmelidir. Delilin nasıl elde edildiği sorusu, çoğu dosyada içeriğinden daha çok tartışılır.
Yukarıdaki değerlendirmeler bilgilendirme amaçlıdır. Evliliğin süresi, çocukların durumu ve mal rejimi sonucu doğrudan etkilediğinden, dava açmadan önce kendi dosyanız için hukuki görüş alınması önerilir.