Boşanmayla birlikte gündeme gelen en karmaşık meselelerden biri, evlilik boyunca edinilen malların paylaşımı, yani mal rejiminin tasfiyesidir. Bu rehber, TMK, HMK ve 4787 sayılı Kanun çerçevesinde tasfiyenin nasıl işlediğini ve dava süresine ilişkin esasları açıklar.
Hangi Rejim Uygulanır?
Eşler evlenirken bir mal rejimi sözleşmesi yapmamışsa, kanunun öngördüğü rejim uygulanır. Bu durumda kural olarak edinilmiş mallara katılma söz konusudur. Belirli bir tarihten önce ve sonra edinilen mallar farklı değerlendirilebileceğinden, malın ne zaman ve hangi kaynakla edinildiği tasfiyenin temel sorusudur.
Kişisel Mal ve Edinilmiş Mal Ayrımı
Miras yoluyla gelen veya evlilikten önce sahip olunan mallar kural olarak kişisel mal sayılır ve paylaşıma girmez. Buna karşılık evlilik sürerken çalışmayla ya da edinilmiş malların geliriyle alınan varlıklar paylaşıma tabidir. Bir malın hangi gruba girdiği, katılma alacağının hesabını doğrudan etkiler.
Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır?
- Her eşin edinilmiş malları ile borçları ayrı ayrı belirlenir.
- Kişisel mallar tasfiye dışında tutulur.
- Kalan değer üzerinden eşin katılma alacağı hesaplanır.
Süre Ne Zaman Başlar?
Mal rejiminin tasfiyesi davası, kural olarak boşanmanın kesinleşmesiyle birlikte açılabilir hale gelir ve belirli bir zamanaşımına tabidir. Boşanma davasıyla birlikte mi yoksa sonrasında mı açılacağı, dosyanın koşullarına göre planlanmalıdır. Sürenin kaçırılması, hak edilen alacağın istenememesine yol açabilir.
Değerlendirme
Mal rejimi tasfiyesi, malların niteliği ve edinim tarihine göre bambaşka sonuçlar doğurur. Her evliliğin mal varlığı yapısı farklı olduğundan, tapu ve banka kayıtları incelenmeden sonuç öngörülmemeli; aile hukuku alanında destek alınmalıdır.