Boşanmanın çoğu zaman en uzun süren tarafı, evlilik boyunca edinilen malvarlığının paylaşımıdır. Mal rejimi tasfiyesi, Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen rejim türlerine göre yürür ve tarafların ispat çabası burada belirleyici olur.
Hangi Rejim Uygulanır?
Taraflar aralarında farklı bir rejim seçmemişse, kanunun öngördüğü edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Bu rejimde evlilik içinde emekle edinilen değerler ile kişisel mallar birbirinden ayrılır. Bir malın kişisel mi yoksa edinilmiş mal mı olduğu, tasfiyenin sonucunu doğrudan etkilediği için ilk netleştirilmesi gereken konudur.
Katılma Alacağının Mantığı
Rejimin sona ermesiyle her eş, diğerinin edinilmiş mallarındaki artık değere kural olarak katılma hakkı kazanır. Ancak bu hak otomatik bir yarı yarıya bölüşme değildir; malın edinme tarihi, bedelin kaynağı ve varsa kişisel maldan yapılan katkılar hesaba dahil edilir.
Delil Toplamanın Önemi
Tasfiye davasında iddiasını ispat yükü çoğunlukla talep eden taraftadır. Bu nedenle belgelerin baştan derlenmesi gerekir:
- Taşınmaz ve araç edinme tarihleri ile bedel akışını gösteren kayıtlar.
- Banka hesap hareketleri ve kredi ödemeleri.
- Kişisel maldan yapıldığı iddia edilen katkıya ilişkin belgeler.
Malın devrini önlemek için gerektiğinde tedbir talebi de değerlendirilmelidir.
Değerleme Zamanı
Malvarlığının hangi tarihteki değeri üzerinden hesap yapılacağı, sonucu ciddi biçimde etkiler. Bu yüzden bilirkişi değerlemesine karşı beyanların zamanında ve gerekçeli sunulması gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Evlilik süresi, malların niteliği ve katkı iddiaları her dosyada farklılaştığından, tasfiye öncesinde bir hukukçuyla çalışmak yararlı olacaktır.