Miras bırakanın ölümüyle mirasçılar arasında kural olarak elbirliği mülkiyeti doğar. Bu ortaklık çözülmeden tek başına tasarruf mümkün olmadığı için, uyuşmazlıklar çoğu zaman mülkiyetin tasfiyesi noktasında düğümlenir. TMK ve HMK ekseninde yürüyen bu dosyalarda en maliyetli hata, hukuki sorunun yanlış dava türü ile mahkemeye taşınmasıdır; çünkü yanlış seçim yalnızca zaman değil, delil toplama fırsatı da kaybettirir.
Önce ortaklığın hangi aşamada olduğunu belirlemek
Terekede yalnızca taşınmaz mı var, banka hesapları ve şirket payları da mı bulunuyor; mirasçılık belgesi alınmış mı; paylardan biri üçüncü kişiye devredilmiş mi. Bu üç sorunun yanıtı, dosyanın hangi rayda ilerleyeceğini belirler. Tereke tam olarak tespit edilmeden açılan davalar, çoğu kez eksiklik giderme yazışmalarıyla uzar.
Talebe göre ayrışan yollar
- Mirasçı sıfatının belirlenmesi gerekiyorsa mirasçılık belgesine ilişkin talep
- Malvarlığının kapsamı bilinmiyorsa terekenin tespiti niteliğindeki talep
- Ortaklık yapısı tek başına tasarrufa engel oluyorsa elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi
- Mülkiyetin tasfiyesi isteniyorsa ortaklığın giderilmesi talebi
- Saklı payın ihlal edildiği düşünülüyorsa tenkis talebi
- Devrin mirastan mal kaçırma amacı taşıdığı iddia ediliyorsa muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil talebi
Yanlış türün somut maliyeti
Tasfiye talebiyle açılan bir dosyada saklı pay tartışması yürütülemez; aynı şekilde mülkiyetin iptali istenen bir dosyada satış kararı verilmesi beklenemez. Talep türü ile istenen sonuç örtüşmediğinde, tarafın karşılaştığı tablo yalnızca ret değil, aynı olgular için yeniden başlamak zorunda kalmaktır. Bu nedenle dilekçe yazımından önce hedeflenen sonucun tek cümleyle tanımlanması gerekir.
Belge toplama sırası
- Nüfus kayıt örneği ve mirasçılık belgesi ile mirasçı çevresi netleştirilir.
- Taşınmazlar için tapu kayıtları, geçmiş devirleri de kapsayacak biçimde istenir.
- Devir işlemlerinin bedeli ve ödeme biçimi, banka kayıtlarıyla karşılaştırılır.
- Miras bırakanın devir tarihindeki sağlık ve ehliyet durumuna ilişkin kayıtlar toplanır.
- Varsa vasiyetname ya da miras sözleşmesi ile bunların açılmasına ilişkin işlemler dosyaya eklenir.
Delil eksikliğinin en sık göründüğü yer
Devirlerin gerçek bir satışa mı yoksa görünürde bir işleme mi dayandığı tartışmasında, iddiayı ileri süren tarafın elinde çoğu zaman yalnızca kanaat bulunur. Bedelin fiilen ödenip ödenmediğini gösteren para hareketi, devralanın o tarihteki ödeme gücü ve taşınmazın gerçek değeri ile tapudaki bedel arasındaki fark, bu tartışmanın somutlaştığı üç ana kalemdir. Bu veriler toplanmadan açılan dava, iddia düzeyinde kalır.
Bu yazı yol gösterici niteliktedir; mirasçı sayısı, terekenin içeriği ve yapılan devirlerin tarihi süreci belirgin biçimde değiştirir. Dava türünü belirlemeden önce dosyanızın bütününün hukukçu tarafından incelenmesi gerekir.