İçeriğe geç
AC

Terekede Ortaklığın Giderilmesi ve Saklı Pay: Hangi Dava Önce Açılmalı

2 Haziran 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 59 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Mirasçılar arasındaki uyuşmazlıklarda en sık yapılan hata, birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğuran davaların sırasının yanlış kurulmasıdır. Terekedeki ortaklığın giderilmesi ile saklı payın (mahfuz pay) korunmasına yönelik talepler ayrı temellere dayanır. TMK ve HMK çerçevesinde bu rehber, iki yolun hangi durumda birlikte, hangi durumda ayrı yürütüldüğünü ve ispat yükünün nerede olduğunu ele alır.

İki farklı talep, iki farklı ispat konusu

Ortaklığın giderilmesi davasında tartışma, terekedeki malın nasıl paylaştırılacağıdır; kimin ne kadar pay sahibi olduğu kural olarak mirasçılık belgesine göre belirlenir. Saklı pay tartışmasında ise asıl mesele, murisin sağlığında yaptığı kazandırmaların mirasçının kanunen korunan payını zedeleyip zedelemediğidir. Birincisinde ölçüm ve değerleme, ikincisinde murisin iradesi ve devir işlemlerinin niteliği ispat edilir.

Saklı pay iddiasında toplanacak deliller

  • Murisin sağlığında yaptığı tapu devirlerinin tarih ve bedel bilgileri
  • Devir bedelinin gerçekten ödenip ödenmediğine ilişkin banka kayıtları
  • Murisin gelir durumu, sağlık ve bakım geçmişi
  • Vasiyetname, miras sözleşmesi veya ölüme bağlı diğer tasarruflar
  • Devir tarihindeki rayiç değer ile bedel arasındaki farkı gösteren veriler

Sıralama neden önemli

Terekenin kapsamı henüz netleşmemişken paylaştırmaya girişmek, sonradan tereke kapsamının genişlemesi hâlinde yapılan işlemin sonuçsuz kalmasına yol açabilir. Bu nedenle terekeye dâhil olduğu iddia edilen ancak üçüncü kişi adına görünen taşınmazlar varsa, önce bu tartışmanın çözülmesi genellikle daha isabetlidir. Aksi hâlde paylaştırma tamamlansa bile mirasçı, korunan payı bakımından ayrıca uğraşmak zorunda kalır.

Usule aykırı işlem riski nerede doğuyor

En sık görülen usul kusuru, bütün mirasçıların davaya dâhil edilmemesidir; elbirliği mülkiyetinde eksik taraf teşkili davanın esasına girilmeden sonuçsuz kalmasına neden olabilir. İkinci sık kusur, talebin miktar yönünden belirsiz bırakılmasıdır. Değeri baştan tam hesaplanamayan taleplerde HMK'nın öngördüğü uygun dava türünün seçilmemesi, sonradan talep artırımı imkânını kaybettirebilir.

Dosya kurarken izlenecek sıra

  1. Mirasçılık belgesi alınır, mirasçı çevresi kesinleştirilir.
  2. Tereke envanteri çıkarılır; taşınır, taşınmaz, banka hesabı ve borçlar ayrı ayrı listelenir.
  3. Murisin son yıllardaki devir işlemleri tapu ve banka kayıtlarından taranır.
  4. Zamanaşımı ve hak düşürücü nitelikteki sürelerin başlangıç anı belirlenir.
  5. Talepler, birbirini engellemeyecek biçimde sıralanır.

Miras uyuşmazlıkları kişiye ve aile yapısına göre önemli farklılık gösterir. Buradaki açıklamalar genel bilgi niteliğindedir; özellikle devir işlemlerinin niteliği tartışmalıysa, dava yolu seçilmeden önce belgelerin bir hukukçu tarafından incelenmesi tavsiye edilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla