İçeriğe geç
AC

Terekede Ortaklığın Giderilmesi ve Saklı Pay: Usul Denetimi Rehberi

29 Mart 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 66 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Mirasçılar arasındaki uyuşmazlıklarda iki ayrı hedef sıklıkla birbirine karıştırılır: terekedeki elbirliği ortaklığını sona erdirmek ile saklı payı (mahfuz pay) korumak. Bu ikisi farklı davalara, farklı ispat yüklerine ve farklı süre rejimlerine tabidir. TMK ve HMK ekseninde hazırlanan bu değerlendirme, iki hattın karıştırılmasından doğan usul sakatlıklarına odaklanır.

İki Hattı Ayırmak: Paylaşım mı, Denkleştirme mi?

Terekedeki ortaklığın giderilmesi, malvarlığının mirasçılar arasında fiilen dağıtılmasını amaçlar. Saklı paya ilişkin tenkis talebi ise mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırmaların, kanunun mirasçıya bıraktığı asgari payı zedelemesi hâlinde gündeme gelir. Bir dosyada her iki talep de bulunabilir; ancak talepler tek bir dilekçede ayrıştırılmadan ileri sürülürse mahkeme talep sonucunu belirsiz sayabilir.

Terekenin Fotoğrafını Çekmek

  • Mirasçılık belgesi ve varsa vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin tutanak.
  • Tapu, banka, araç ve şirket pay kayıtlarının ölüm tarihi itibarıyla dökümü.
  • Ölümden önceki devirler: satış görünümlü işlemler, bağış, ölünceye kadar bakma sözleşmeleri.
  • Terekenin borçları; pasif hesaba katılmadan yapılan hesaplama sonuç vermez.

Muris Muvazaası ile Tenkisi Karıştırmamak

Mirasbırakanın bir taşınmazı satış gösterip aslında bağışladığı iddiası ile, geçerli bir kazandırmanın saklı payı aşması iddiası aynı şey değildir. İlkinde işlemin görünürdeki niteliği tartışılır ve tanık dâhil geniş bir delil imkânı bulunur; ikincisinde işlemin geçerliliği kabul edilip yalnızca aşan kısmın indirilmesi istenir. Yanlış hukuki nitelendirme, ispat stratejisinin tümünü boşa çıkarır.

Süre: Sessizce İşleyen Risk

Ortaklığın giderilmesi talebi kural olarak süreye bağlı değildir; buna karşılık saklı paya ilişkin tenkis talebi, hak sahibinin zedelenmeyi öğrenmesine bağlı nispi bir süreye ve her hâlde işleyen azami bir süreye tabidir. Bu nedenle dosyada öğrenme anını belgeleyen veriler — tapu sorgu tarihi, tebliğ edilen belge, ihtarname — daha ilk günden kayıt altına alınmalıdır. Öğrenme anı ispatlanamazsa, süre itirazı karşısında savunmasız kalınır.

Dilekçe Yazılmadan Önceki Kontroller

  1. Tüm mirasçılar davada taraf mı; elbirliği ortaklığı nedeniyle zorunlu birliktelik sağlandı mı?
  2. Talepler paylaşım ve tenkis olarak ayrı ayrı, ölçülebilir biçimde yazıldı mı?
  3. Kazandırmaların değeri hangi tarihe göre hesaplanacak, dayanağı dosyada var mı?
  4. Terekeye ilişkin koruma tedbiri (defter tutma, ihtiyati tedbir) gerekiyor mu?

Yukarıdaki başlıklar genel bir yol haritası sunar; miras dosyalarında akrabalık derecesi, vasiyetnamenin içeriği ve kazandırmaların tarihi sonucu tamamen değiştirebilir. Somut tereke tablonuzu bir hukukçuyla birlikte çıkarmadan dilekçe vermemeniz önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla