Mirasçılar arasındaki paylaşım tartışmalarında ortaklığın giderilmesi, çoğu zaman ilk akla gelen yol olur. Oysa TMK ve HMK çerçevesinde bu dava, terekenin kapsamı ve mirasçılık sıfatı netleşmeden açıldığında hem uzar hem de mirasçılardan bazıları bakımından hak kaybı doğurur. Bu dosyalarda ispat çalışması, dava dilekçesinden değil terekenin çıkarılmasından başlar.
Terekenin kapsamını çıkarmak
Paylaşımın konusu yalnızca taşınmazlar değildir. Banka hesapları, katılım payları, şirket hisseleri, araçlar, alacaklar ve borçlar da terekeye dahildir. Bu kalemler tespit edilmeden yapılan bir paylaşım, sonradan ortaya çıkan bir malvarlığı nedeniyle yeniden tartışmaya açılır. Mirasçılık belgesi alındıktan sonra ilgili kurumlardan kayıt talebinde bulunmak, tabloyu tamamlamanın en doğrudan yoludur.
Denkleştirme ve tenkis: paylaşımı değiştiren iki başlık
Miras bırakanın sağlığında yaptığı kazandırmalar paylaşımı doğrudan etkileyebilir. Mirasçıya yapılan devirlerin mirastan mahsup edilip edilmeyeceği ile saklı pay ihlali bulunup bulunmadığı ayrı ayrı değerlendirilir. Bu iddiaları desteklemek için toplanacaklar:
- Tapu devir kayıtları ve devirlere ilişkin akit tabloları
- Banka havale ve EFT kayıtları
- Ölüme bağlı tasarruflar, vasiyetname ve miras sözleşmeleri
- Devir bedelinin gerçekten ödenip ödenmediğine ilişkin kayıtlar
Ortaklığın giderilmesi mi, başka dava mı
Muris muvazaası, tenkis veya mirasçılık sıfatına ilişkin bir uyuşmazlık varken doğrudan ortaklığın giderilmesine gidilmesi, çoğu zaman verimsiz bir sıralamadır. Önce kimin mirasçı olduğu ve terekeye neyin dahil olduğu netleşmeli, paylaşım bundan sonra gündeme gelmelidir. Aksi halde satış tamamlandıktan sonra elde edilen bedel üzerinden yürütülecek tartışma çok daha zor bir konuma düşer.
Usule aykırı işlem: mirasçı dosyalarının kronik sorunu
Bu dosyalarda en sık görülen usul hataları şunlardır: mirasçılardan birinin davaya dahil edilmemesi, vefat eden bir mirasçının yerine kendi mirasçılarının gösterilmemesi, güncel veraset ilamının dosyaya sunulmaması, yurt dışında yaşayan mirasçılara tebligatın usulüne uygun yapılmaması ve elbirliği mülkiyetinin sürdüğü hallerde tek başına yapılan tasarrufların geçerli sayılacağı varsayımı. Tebligat eksikliği, kararın sonradan tartışmaya açılmasına yol açan en yaygın nedendir.
Anlaşma yolunu açık tutmak
Mirasçılar arasında tam bir uzlaşma sağlanabiliyorsa, paylaşma sözleşmesiyle çözüm hem daha hızlı hem de değer kaybı yönünden daha korunaklıdır. Bu yol seçildiğinde sözleşmenin şekil şartlarına uygun düzenlenmesi ve tapu işlemleriyle uyumlu kurulması gerekir; aksi halde imzalanan metin uygulanamaz kalır. Kısmi anlaşma da mümkündür: uzlaşılan kalemler paylaşılıp, tartışmalı kalemler için dava yolu ayrı sürdürülebilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve her tereke kendi yapısına göre değerlendirilir. Paylaşım sürecine girmeden önce mirasçılık ve tereke kayıtlarınızı bir hukukçuyla birlikte çıkarmanız, ileride telafisi güç sonuçların önüne geçer.