İçeriğe geç
AC

Miras Ortaklığının Sona Erdirilmesi: Paylaşma Davasında Mahkeme ve Yetki

9 Haziran 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 64 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Mirasbırakanın ölümüyle mirasçılar arasında kendiliğinden kurulan elbirliği mülkiyeti, TMK ve HMK hükümleri uyarınca ancak paylaşma ile sona erer. Mirasçılar anlaşamadığında gündeme gelen dava, sıradan bir ortaklığın giderilmesi dosyasından farklı işler; çünkü önce terekenin kapsamı, sonra payların oranı tartışılır.

Hangi Davayı Açmalı?

Mirasçılar doğrudan taşınmazın satışını istiyorsa ortaklığın giderilmesi yoluna gidilir. Buna karşılık terekenin bütününün mirasçılar arasında bölüştürülmesi isteniyorsa mirasın paylaştırılması talebi gündeme gelir. İki dava aynı sonuca benzer görünse de kapsamları farklıdır: biri tek bir malı, diğeri terekenin tamamını konu alır. Yanlış tercih, ikinci bir dava açma zorunluluğu doğurur.

Yetkide Belirleyici Olan Son Yerleşim Yeri

Miras hukukundan doğan davalarda kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Taşınmazın bulunduğu yer ölçütünün geçerli olduğu ortaklığın giderilmesi davasıyla karıştırılan bu nokta, uygulamada sık görülen yetkisizlik kararlarının başlıca sebebidir. Mirasbırakanın son yıllarında birden fazla adreste bulunması hâlinde nüfus ve adres kayıtları baştan çıkarılmalıdır.

Elbirliğinden Paylı Mülkiyete Geçiş

Elbirliği hâlindeki mülkiyet, paylaşma öncesinde paylı mülkiyete dönüştürülebilir. Bu adım, tek başına hareket edemeyen mirasçıya kendi payı üzerinde hareket alanı sağlar ve sonraki satış sürecini kolaylaştırır. Talep, tüm mirasçılara yöneltilir ve mirasçılık belgesiyle birlikte sunulur.

Terekeyi Doğru Kurmak

  • Mirasçılık belgesi ve nüfus kayıt örneği
  • Tapu, araç ve banka hesabı sorgularıyla çıkarılan tereke listesi
  • Mirasbırakanın borçlarına ilişkin kayıtlar
  • Sağlığında yapılan devirlere ait tapu ve satış belgeleri
  • Varsa vasiyetname veya miras sözleşmesi

Süreye Bağlı Talepleri Ayrı İzleyin

Saklı payın ihlal edildiği düşünülüyorsa tenkis, devirlerin gerçek iradeyi yansıtmadığı düşünülüyorsa muvazaa iddiası gündeme gelir. Mirasın reddi ise kanunda öngörülen kısa süreye bağlıdır ve bu süre geçtikten sonra sonuç doğurmaz. Paylaşma davasını açmış olmak, bu talepleri kendiliğinden korumaz; her biri kendi süresi içinde ileri sürülmelidir.

Buradaki açıklamalar genel niteliktedir. Mirasçı sayısı, terekenin içeriği ve mirasbırakanın sağlığında yaptığı işlemler sonucu değiştirdiğinden, adım atmadan önce dosyanıza özgü hukuki görüş almanız uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla