Miras bırakanın ölümüyle terekedeki mallar üzerinde mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti doğar. Bu ortaklık, mirasçılardan biri talep ettiğinde sona erdirilebilir; ancak doğrudan ortaklığın giderilmesi davasına başlamak çoğu dosyada erken bir hamledir. Terekenin kapsamı belirlenmeden açılan dava, yargılama sırasında sürekli genişleyen bir dosyaya dönüşür.
Önce Terekenin Kapsamı
Mirasçılık belgesi alınması ilk adımdır; bu belge noterden ya da sulh hukuk mahkemesinden istenebilir, yabancılık unsuru bulunan hâllerde ise mahkeme yolu gerekir. Ardından tereke tespiti yapılmalı, taşınmazlar, banka hesapları, araçlar ve şirket payları listelenmelidir. Türk Medeni Kanunu, terekenin korunmasına yönelik önlemleri de öngörür; tereke mallarının kaybolma riski varsa tespit ve koruma talebi gecikmeden iletilmelidir.
Paylaşımı Etkileyen Ön Meseleler
- Mirasçılardan birine sağlığında yapılan kazandırmaların denkleştirmeye tabi olup olmadığı
- Saklı payı zedeleyen tasarrufların bulunup bulunmadığı
- Vasiyetname veya miras sözleşmesinin varlığı ve açılıp okunma tarihi
- Mirasın reddi ya da mirastan feragat iradelerinin süresi içinde kullanılıp kullanılmadığı
- Muris muvazaası iddiası varsa buna ilişkin tapu ve banka kayıtları
Bu meselelerden biri gündemdeyse, ortaklığın giderilmesi davasıyla eş zamanlı olarak ayrı bir dava yürütmek gerekebilir. Sıralamanın yanlış kurulması, satıştan elde edilen bedelin paylaştırılması aşamasında telafisi güç sonuçlar doğurur.
Görevli Mahkeme ve Taraf Teşkili
Ortaklığın giderilmesi talebi sulh hukuk mahkemesinde görülür ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Buna karşılık tenkis, muvazaa ya da denkleştirme talepleri asliye hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Aynı dilekçede birbirine karışan bu talepler, görevsizlik kararıyla dosyanın aylarca beklemesine yol açar. Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca verilen görevsizlik kararının ardından dosyanın gönderilmesi için süresinde talepte bulunulması da unutulmamalıdır.
Süre Planında Kritik Noktalar
Mirasın reddi, vasiyetnamenin iptali ve tenkis taleplerinin her biri kendi süresine tabidir ve bu sürelerin başlangıç anları birbirinden farklıdır. Ölüm tarihi, mirasçılık sıfatının öğrenildiği tarih ve vasiyetnamenin tebliğ edildiği tarih ayrı ayrı kayda geçirilmelidir. Tek bir takvimde toplanmayan bu tarihler, uygulamada en sık hak kaybı doğuran unsurdur.
Anlaşarak Bitirme Seçeneği
Mirasçılar arasında yapılacak paylaşma sözleşmesi, dava yükünü ortadan kaldırabilir. Taşınmaz içeren paylaşımlarda şekil şartlarına uyulması ve tüm mirasçıların katılımı zorunludur. Anlaşma metninde hangi malın kime bırakıldığı, denkleştirme bedelinin nasıl ödeneceği ve tapu devrinin takvimi açıkça yazılmalıdır.
Yukarıdaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır. Tereke yapısı, mirasçı sayısı ve önceki tasarruflar dosyanın sonucunu değiştirebileceğinden, harekete geçmeden önce belgelerin bir hukukçuyla birlikte gözden geçirilmesi önerilir.