Mirasçılar terekedeki mallar üzerinde anlaşamadığında paylaşım iki yoldan birine girer: mirasçılar arasında yapılacak bir taksim sözleşmesi veya mahkeme önünde ortaklığın giderilmesi. TMK ve HMK çerçevesinde bu tercihin nasıl yapılacağı, terekenin içeriğine ve mirasçılar arasındaki iddiaların niteliğine bağlıdır.
Önce Tereke Tablosu
Paylaşım tartışmasına girmeden önce terekenin kapsamı çıkarılmalıdır. Bu tablo taşınmazları, banka hesaplarını, araçları, şirket paylarını ve borçları içerir. Mirasçılık belgesi alınmadan yürütülen görüşmeler, pay oranları üzerinde sonradan tartışma doğurur. Terekeye dahil olduğu tartışmalı mallar varsa bunların ayrı bir başlıkta gösterilmesi gerekir.
Taksim Sözleşmesinin Sınırları
Mirasçılar aralarında anlaşarak paylaşım yapabilir. Bu anlaşmanın geçerliliği için tüm mirasçıların katılımı aranır ve yazılı şekil şartı vardır. Bir mirasçının katılmaması ya da vekâletnamesinde paylaşım yetkisi bulunmaması, anlaşmayı sonuçsuz bırakır. Taşınmazların devri bakımından tapu işlemi tamamlanana kadar sürecin bitmediği unutulmamalıdır.
Tenkis ve Muvazaa İddiası Varsa Sıralama Değişir
Miras bırakanın sağlığında yaptığı devirler tartışma konusuysa, saklı payın ihlali iddiası veya mirastan mal kaçırma iddiası gündeme gelir. Bu talepler ortaklığın giderilmesi davasında incelenmez; ayrı dava konusudur. Böyle bir iddiası olan mirasçının önce paylaşımı tamamlaması, sonradan hak arayışını zorlaştırabilir. Bu nedenle sıralama şöyle kurulmalıdır:
- Miras bırakanın son yıllardaki tapu ve banka hareketleri incelenir.
- Saklı pay hesabı yapılarak ihlal olup olmadığı belirlenir.
- Ayrı dava açılması gerekiyorsa süre bakımından değerlendirilir.
- Ancak bundan sonra paylaşım masasına oturulur.
Anlaşma mı Dava mı: Ayırt Edici Noktalar
- Tereke ağırlıklı olarak paraya çevrilebilir varlıklardan oluşuyorsa anlaşma genellikle daha hızlı sonuç verir.
- Aile konutu veya işletilen bir taşınmaz varsa, satış kararı mirasçıların tamamı için beklenmedik sonuç doğurabilir.
- Mirasçılar arasında güven sorunu varsa, anlaşmanın tapu ve banka işlemleriyle eşzamanlı tamamlanması şart koşulmalıdır.
- Terekede borç varsa, mirasın reddi süresi ve sorumluluk rejimi paylaşımdan önce değerlendirilmelidir.
Uygulamada Sık Görülen Aksaklık
Sözlü olarak yapılan "sen şu evi al, ben şu tarlayı alayım" mutabakatları yıllarca uygulanır, ancak tapu kaydı değişmediği için bir mirasçının payını üçüncü kişiye devretmesiyle düzen bozulur. Fiilî kullanım tek başına mülkiyet sağlamaz. Bu nedenle mutabakat sağlandığı anda resmi işlemin tamamlanması, davadan kaçınmanın en güvenli yoludur.
Yukarıdaki değerlendirmeler genel çerçeve sunar; her terekenin içeriği ve mirasçı yapısı farklı sonuç doğurur. Paylaşıma başlamadan önce mirasçılık belgesi ve tapu kayıtlarıyla birlikte hukuki görüş alınması önerilir.