Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası, paydaşlar arasında ortak mülkiyetin sona erdirilmesi için başvurulan yoldur. Bu rehber, TMK ve HMK çerçevesinde davanın zamanaşımı boyutunu ve delil eksikliğinden doğan kayıpları uygulamalı olarak ele alır.
Zamanaşımı Neden Farklı İşler?
Ortaklığın giderilmesi talebi, kural olarak süreye bağlanmış bir hak değildir; paydaşlardan her biri, paylı mülkiyet devam ettiği sürece bu davayı kural olarak her zaman açabilir. Buna karşılık terekeye bağlı bazı alacak, ecrimisil veya sebepsiz zenginleşme talepleri ayrı sürelere tabidir. Uygulamadaki en sık hata, bu iki farklı talebi tek dava gibi ele alıp süre yönünden hepsini kaybetmektir.
Delil Eksikliğinin Görünen Yüzü
Bu tür dosyalarda delil eksikliği çoğunlukla mülkiyet zincirinin gösterilememesinden kaynaklanır. Aşağıdaki belgelerin baştan tamamlanması gerekir:
- Güncel tapu kaydı ve takyidat şerhleri
- Mirasçılığı gösteren veraset ilamı
- Taşınmazın niteliğini ortaya koyan çap, imar durumu ve kroki
- Aynen taksim mümkünse buna dayanak teknik veriler
Aynen Taksim mi, Satış mı?
Mahkeme önce malın aynen bölünüp bölünemeyeceğini araştırır. Aynen taksimin mümkün olduğunu ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür; bu iddia keşif ve bilirkişi incelemesiyle desteklenmediğinde satış yoluyla giderme sonucu doğar. Delil sunulmaması, tarafın istemediği bir tasfiye biçimine razı olması anlamına gelebilir.
Süreç Planında Kontrol Noktaları
- Paydaş çevresi ve pay oranları veraset ilamıyla netleştirilir.
- Taşınmazın fiili durumu keşif öncesi belgeyle sabitlenir.
- Aynen taksim talebi teknik raporla önceden hazırlanır.
- Satış hâlinde paylaşım oranlarına ilişkin itiraz gerekçeleri saklanır.
Somut olayda tapu kaydındaki şerhler, muhdesat iddiaları veya intifa hakları sonucu tamamen değiştirebilir. Bu nedenle dosyanın kendi özelliklerine göre bir hukukçuyla önceden değerlendirme yapılması yerinde olur.