İçeriğe geç
AC

Reddi Miras ile Saklı Pay Arasında: Süre, İspat ve Doğru Tercih

29 Mart 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 63 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Miras bırakanın ölümünden sonra mirasçıların önünde birbirine zıt iki senaryo bulunur: terekenin borca batık olması nedeniyle mirasın reddi ya da tereke değerli olduğu hâlde saklı payın ihlal edilmiş olması. TMK'nın miras hükümleri ile HMK'nın usul düzeni, bu iki durumu farklı takvimlere bağlar. Bu rehber, iki kurumun ayrıştırılmasına ve ispat çalışmasına odaklanır.

İki kurum, iki farklı takvim

Mirasın reddi, kural olarak ölümün ve mirasçılık sıfatının öğrenilmesinden itibaren üç aylık süre içinde sulh hukuk mahkemesine yapılacak beyanla gerçekleşir ve bu süre kaçırıldığında miras kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılır. Saklı payın ihlali iddiası ise tenkis davasıyla ileri sürülür ve kendi zamanaşımı düzenine tabidir. İki yolu birbirine karıştıran mirasçılar, çoğu zaman ret süresini beklerken tereke araştırmasını ihmal eder.

Terekenin durumunu belgelemek

  1. Tapu, araç ve banka kayıtları için mirasçılık belgesiyle sorgu yapılır.
  2. Borç tarafı için icra dosyaları, kredi ve kefalet kayıtları ile vergi borçları araştırılır.
  3. Tablo net değilse, mahkemeden terekenin defterinin tutulması istenerek karar için süre kazanılabilir.
  4. Ret beyanı verilmeden önce, terekeye ait mallara sahiplenme anlamına gelecek işlemlerden kaçınılır; bu tür davranışlar reddi engelleyebilir.

Saklı pay iddiasında ispat

  • Ölümden önce yapılan devirler tarih sırasına dizilir; devir bedeli ile taşınmazın o tarihteki gerçek değeri karşılaştırılır.
  • Satış görünümlü ancak bedelsiz olduğu düşünülen devirlerde, bedelin fiilen ödenip ödenmediğini gösteren banka kayıtları belirleyicidir.
  • Vasiyetname ya da miras sözleşmesi varsa, şekil şartlarına uygunluğu ayrıca incelenir.
  • Tanık beyanları tek başına yeterli görülmeyebilir; yazılı ve kurumsal kayıtlarla desteklenmesi gerekir.

Mirasçılar arasında anlaşma mı, dava mı?

Mirasçılar arasında yapılacak taksim ya da payların devrine ilişkin anlaşmalar, uzun sürecek paylaşım davalarının önüne geçebilir. Ancak taşınmaz payına ilişkin anlaşmaların şekil şartına tabi olduğu, sözlü mutabakatların sonradan bağlayıcı sayılmayabileceği gözden kaçırılmamalıdır. Ayrıca bir mirasçının payını devrettiği anlaşmalarda, terekeye sonradan çıkabilecek borçların kime ait olacağı açıkça yazılmalıdır.

Miras dosyalarında en sık karşılaşılan sorun, sürelerin kaçırılmasıdır. Terekenin borç-alacak tablosunu netleştirmeden karar vermemeniz ve öğrenme tarihinizi belgeleyerek bir hukukçuya başvurmanız isabetli olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla