İçeriğe geç
AC

Reddi Miras ve Saklı Pay: Üç Aylık Sürede Doğru Kararı Vermek

8 Nisan 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Miras bırakanın ardından geride kalanlar çoğu zaman aynı anda iki soruyla karşılaşır: tereke borca mı batık, yoksa yapılan kazandırmalar saklı payı mı zedeliyor? TMK ve HMK çerçevesinde reddi miras kararı kısa bir süreye bağlı olduğundan, mahfuz pay tartışması bu süre dolmadan ele alınmalıdır. Aşağıda iki başlığın kesişimi adım adım incelenmektedir.

Terekenin Fotoğrafını Çekmek

Karar vermeden önce aktif ve pasif dökümü çıkarılmalıdır. Tapu, banka, araç ve şirket payı kayıtlarının yanında icra dosyaları, kefalet ilişkileri ve vergi borçları da taranmalıdır. Terekenin durumu belirsizse, resmi defter tutulmasını isteme imkanı gündeme gelir; bu talep karar için gereken bilgiyi sağlarken sürenin baskısını da hafifletir.

Üç Aylık Sürenin Başlangıcı

Ret süresi kural olarak üç aydır; yasal mirasçılar bakımından ölümü ve mirasçılık sıfatını öğrenme anından, atanmış mirasçılarda ise tasarrufun bildirilmesinden itibaren işlemeye başlar. Bu başlangıç anı çoğu dosyada tartışmalıdır ve öğrenme tarihini gösteren belge yoksa süre aleyhe yorumlanabilir. Tereke ile ilgili tasarrufta bulunmak ise ret hakkını düşürebilir.

Ret ile Saklı Pay Talebi Çatışır mı?

  • Mirası reddeden mirasçı, kural olarak tereke üzerinde hak iddia edemez
  • Saklı payın zedelendiği iddiası, mirasçılık sıfatının korunmasını gerektirir
  • Sağlığında yapılan devirler tenkis ve muvazaa yönünden ayrı ayrı incelenmelidir
  • Borca batıklık ile kazandırma tartışması aynı dosyada birlikte değerlendirilmelidir

Mirasçılar Arasında Anlaşma

Terekenin paylaşımında mirasçıların kendi aralarında yapacağı yazılı anlaşma, uzun sürecek bir paylaşma davasının önüne geçebilir. Anlaşmada hangi malın kime kalacağı, denkleştirme bedelleri ve borçların üstlenilmesi net yazılmalıdır. Anlaşma sağlanamazsa mirasçılardan her birinin dava açma imkanı saklı kalır.

Beyan ve Başvuru Adımları

Ret beyanı sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılır ve tutanağa geçirilir. Küçükler ve kısıtlılar bakımından temsil kuralları ayrıca gözetilmelidir. Beyanın kaydedildiğine dair belgenin alınması, ileride açılacak takiplerde en pratik savunma aracıdır.

Buradaki bilgiler genel çerçeve sunar; terekenin yapısı ve öğrenme tarihi her dosyada farklı sonuç doğurur. Süre kısa olduğundan, ölümün ardından erken bir aşamada hukuki görüş almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla