İçeriğe geç
AC

Reddi Miras ve Saklı Pay Tartışmasında Görevli Mahkeme ile Yetki Analizi

23 Mayıs 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 63 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Mirasbırakanın ölümüyle birlikte hem borçların hem de tasarrufların sonuçları mirasçıların önüne gelir. Reddi miras kısa ve kesin bir takvime bağlıyken, saklı payın zedelendiği iddiası farklı bir dava türünü ve farklı bir mahkemeyi gerektirir. TMK ve HMK ekseninde bu iki yolun birbirine karıştırılması, uygulamada en çok hak kaybı doğuran hatalardan biridir.

İki Ayrı Yol, İki Ayrı Mahkeme

Mirasın reddi, mirasçının sulh hukuk mahkemesine yönelteceği bir beyanla gerçekleşir ve bu beyan yasal süre içinde yapılmalıdır. Süre, yasal mirasçılar için ölümü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri andan; atanmış mirasçılar için tasarrufun kendilerine bildirildiği andan işler. Saklı payın ihlal edildiği iddiasıyla açılan tenkis davası ise bir eda davasıdır ve asliye hukuk mahkemesinde görülür. Reddi miras beyanının kabulü çekişmesiz yargı işi niteliğindeyken, tenkis çekişmeli yargının konusudur.

Yetkili Yerin Belirlenmesi

  • Mirasın reddi beyanı, mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yapılır.
  • Terekeye ilişkin tedbirler ve tereke tespiti de aynı yer mahkemesinden istenir.
  • Tenkis ve miras sebebiyle istihkak istemlerinde son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
  • Mirasçılar farklı illerde bulunsa bile bu yetki kuralı değişmez.

Sürenin Kaçırılması Halinde Ne Kalır?

Ret süresi geçtiğinde miras kayıtsız şartsız kazanılmış sayılır. Bu durumda mirasçının önünde, terekenin borca batık olduğunun tespiti istemi ya da ölüm anında borcun aktifi aştığının ortaya konması gibi seçenekler kalabilir. Ancak bu yollar reddin sağladığı kesinliği vermez ve ispat yükü ağırdır. Bu nedenle ölüm tarihinden itibaren tereke araştırmasına gecikmeden başlanmalıdır.

Saklı Pay İddiasında İspatın Zayıf Halkaları

Tenkis istemlerinde mirasçılar çoğu zaman "mal kaçırıldığı" kanaatiyle hareket eder ancak dosyaya somut veri koyamaz. Oysa denetlenmesi gereken kalemler bellidir: sağlararası kazandırmaların tarihleri ve bedelleri, tapu kayıtlarındaki devir gerekçeleri, banka hesap hareketleri, satış görünen işlemlerde bedelin gerçekten ödenip ödenmediği ve terekedeki aktif-pasif dengesi. Muris muvazaasına dayanan istemler ile tenkis istemleri hukuki temelleri bakımından ayrıdır; birinin şartları diğerine taşınamaz.

Uygulama Sırası

  1. Ölüm tarihi ve öğrenme tarihi belgeye bağlanır.
  2. Mirasçılık belgesi çıkarılır, mirasçı çevresi netleştirilir.
  3. Tapu, banka ve trafik kayıtları üzerinden tereke aktifi ile borçlar listelenir.
  4. Ret düşünülüyorsa süre dolmadan başvuru yapılır; tereddüt varsa tereke tespiti istenir.
  5. Saklı pay ihlali görülüyorsa hak düşürücü sürelere göre dava planlanır.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Miras dosyalarında süreler kısa ve sonuçları ağır olduğundan, ölüm sonrası ilk haftalarda bir hukukçuya danışmak sonraki adımları büyük ölçüde kolaylaştırır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla