Miras dosyalarında iki talep sıkça aynı cümlede geçer: mirası reddetmek ve saklı payı korumak. Oysa bu iki yol farklı mahkemelere, farklı sürelere ve tamamen farklı bir mantığa dayanır. Birinin diğeriyle karıştırılması, geri dönüşü olmayan hak kayıplarına yol açabilir.
Reddin Yapılacağı Yer ve Süre
TMK düzenlemesine göre mirasın reddi, mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yöneltilen bir beyanla gerçekleştirilir. Beyan, mirasçının kendi yerleşim yerindeki mahkemeye de sunulabilir; ancak dosyanın esas olarak değerlendirileceği yer son yerleşim yeridir. Süre kısadır ve yasal mirasçılar bakımından ölümü öğrenme tarihinden, atanmış mirasçılar bakımından tasarrufun bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Süre kaçırıldığında miras kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılır.
Terekenin borca batık olduğu açıkça anlaşılıyorsa, süre geçmiş olsa dahi mirasın hükmen reddinin tespiti gündeme gelebilir. Bu talep bir tespit davası niteliğindedir, alacaklılara yöneltilir ve sulh hukuk değil asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girer. İki yolun karıştırılması, görevsizlik kararıyla aylarca zaman kaybına neden olur.
Saklı Pay ve Tenkis Davasının Konumu
Saklı payı zedelenen mirasçının başvuracağı yol tenkis davasıdır. Bu dava asliye hukuk mahkemesinde görülür ve miras davaları için öngörülen kesin yetki kuralı gereği mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Kesin yetki söz konusu olduğundan taraflar anlaşarak başka bir yeri yetkili kılamaz; mahkeme bu hususu kendiliğinden inceler. Tenkis talebinin tabi olduğu bir yıllık ve on yıllık süreler, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesi ile vasiyetnamenin açılması veya mirasın geçmesi anına bağlanır.
İki Yolun Birlikte Değerlendirilmesi
Reddedilen miras bakımından artık tenkis talebinden söz edilemez; ret beyanı mirasçılık sıfatını ortadan kaldırır. Bu nedenle terekenin aktif ve pasifi çıkarılmadan verilen bir ret kararı, saklı payı olan mirasçıyı korumasız bırakabilir. Tersine, borca batık bir terekede tenkis peşinde koşmak da sonuçsuz kalır. Doğru sıra, önce terekenin mali fotoğrafını çekmek, sonra yol seçmektir. Terekenin resmi defterinin tutulması talebi bu fotoğrafı çekmek için tanınan sürenin korunmasına da hizmet eder.
Sık Karşılaşılan Usul Hataları
- Ret beyanının asliye hukuk mahkemesine sunulması ve sürenin bu arada dolması
- Mirasçılardan yalnızca birinin ret beyanının diğerleri bakımından da sonuç doğuracağının varsayılması
- Tereke malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunulduktan sonra ret talebinde bulunulması
- Tenkis davasının mirasbırakanın son yerleşim yeri dışındaki bir mahkemede açılması
- HMK uyarınca ileri sürülmesi gereken itirazların dilekçeler aşamasında hiç dile getirilmemesi
Karar Öncesi Yapılacaklar
- Mirasçılık belgesi çıkarılır ve mirasçı halkası netleştirilir.
- Tapu, banka, araç ve borç kayıtları tereke tablosunda birleştirilir.
- Sağlığında yapılan devirler ve bağışlamalar tarihleriyle listelenir.
- Ret süresi ile tenkis süreleri ayrı satırlarda takvime işlenir.
- Seçilecek yolun diğerini kapatıp kapatmadığı yazılı olarak değerlendirilir.
Bu açıklamalar genel bilgi amaçlıdır ve her terekenin yapısı farklıdır. Ret veya tenkis yönünde adım atmadan önce mali tabloyu ve süreleri bir hukukçuyla birlikte gözden geçirmeniz yerinde olur.