Mirasbırakanın ölümüyle mirasçılar hem hakları hem borçları devralır. Borca batık bir tereke söz konusuysa reddi miras, mirasın adil bölüşümü söz konusuysa miras paylaşımı gündeme gelir. Rehber, TMK ve HMK çerçevesinde bu iki yolu ele alır.
Mirasın Reddinin Anlamı
Yasal ve atanmış mirasçılar, mirası kayıtsız şartsız reddedebilir. Ret, mirasbırakanın borçlarından sorumlu olmamak için başvurulan bir yoldur ve süresi içinde sulh hukuk mahkemesine yapılacak beyanla gerçekleştirilir. Mirasçının terekeye ilişkin işlemlere girişmesi, reddetme iradesiyle bağdaşmayabilir ve ret hakkını etkileyebilir.
Hükmen Reddi Miras
- Mirasbırakanın ödemeden aczi ölümü anında açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, miras reddedilmiş sayılır.
- Bu durumda alacaklıların takibine karşı, terekenin borca batık olduğunun tespiti dava yoluyla ileri sürülebilir.
- Süreli ret ile hükmen ret farklı hukuki zeminlere dayandığından, hangisinin uygun olduğu somut duruma göre belirlenir.
Terekenin Tespiti ve Koruma
Paylaşımdan önce terekenin kapsamının netleşmesi gerekir. Mirasçılar, terekenin tespitini ve gerektiğinde defter tutulmasını isteyebilir. Bu aşama, hem aktifin hem pasifin görülmesini sağlayarak reddetme kararının bilinçli verilmesine yardımcı olur.
Paylaşma ve İzale-i Şuyu
Mirasçılar paylaşımda anlaşamazsa, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasıyla taşınır ve taşınmazlar aynen veya satış yoluyla bölüştürülür. Saklı pay ihlali varsa tenkis, mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirler için ise denkleştirme talepleri gündeme gelebilir. Ret süresinin kısa ve hak düşürücü olması nedeniyle, ölüm sonrası vakit kaybetmeden somut duruma göre bir hukuki değerlendirme almak önemlidir.