İçeriğe geç
AC

Reddi Miras ve Paylaşımda Yetkili Mahkeme: Sulh Hukuk mu Asliye Hukuk mu?

8 Nisan 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Miras bırakanın borçlarıyla karşılaşan mirasçıların ilk refleksi çoğu zaman doğrudur: mirası reddetmek. Ancak bu iradenin nereye, hangi biçimde ve hangi süre içinde bildirileceği konusundaki karışıklık, korunmak istenen malvarlığını riske atar. Reddin iki ayrı türü, iki ayrı mahkemeyi işaret eder.

Gerçek Ret: Sulh Hukuk Mahkemesine Beyan

TMK uyarınca mirasın reddi, mirasçının sulh hukuk mahkemesine yapacağı sözlü veya yazılı beyanla gerçekleşir. Bu bir dava değil, çekişmesiz yargı işidir; karşı taraf gösterilmez ve karar tutanağa geçirilerek tescil edilir. Yetkili mahkeme miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir; mirasçının kendi ikamet ettiği yerdeki mahkemeye yapılan beyan ise talimat yoluyla ilgili mahkemeye ulaştırılır. Ret süresi kanunda sınırlıdır ve yasal mirasçılar bakımından ölümü ile mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten işlemeye başlar.

Hükmen Ret: Asliye Hukuk Mahkemesinde Tespit

Miras bırakanın ödemeden aczi ölümü anında açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras, ayrıca beyana gerek olmaksızın reddedilmiş sayılır. Bu durum uygulamada terekenin borca batık olduğunun tespiti davasıyla ortaya konulur ve dava alacaklılara husumet yöneltilerek asliye hukuk mahkemesinde açılır. İki yol arasındaki bu ayrımın kaçırılması, dosyanın görev yönünden reddine ve değerli sürelerin harcanmasına yol açar.

Delil Eksikliği Terekede Nerede Ortaya Çıkar

  • Bankalardan, tapu ve trafik kayıtlarından güncel malvarlığı dökümü alınmaması.
  • İcra dosyalarının ve vergi borçlarının listelenmemesi nedeniyle aczin gösterilememesi.
  • Ölüm tarihinden sonra terekeye ilişkin işlem yapılması ve bunun ret iradesiyle bağdaşmaması.
  • Mirasçılık belgesindeki pay oranlarının dosyaya eklenmemesi.

Paylaşım Aşamasında Yetki

Terekenin paylaşılması, miras ortaklığının giderilmesi ve tereke tespiti gibi talepler bakımından miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. Bu, tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez; yanlış yerde açılan dava yetkisizlikle sonuçlanır. Paylaşmaya konu taşınmazın bulunduğu yer ile miras bırakanın son yerleşim yeri farklıysa, dilekçede hangi talebin hangi yetki kuralına dayandığı ayrı ayrı gösterilmelidir. HMK'nın delil ikamesine ilişkin kuralları gereği, taşınmazların değerine ilişkin talepler için de baştan veri sunulmalıdır.

Ret Sonrası Ne Oluyor

Mirası reddeden mirasçı, miras bırakanın ölümünden önce mirasçı olmamış gibi değerlendirilir ve pay diğer mirasçılara ya da altsoya geçer. Bu nedenle ret kararı ailede tek başına alınacak bir karar değildir; küçüklerin durumu ve zincirleme ret ihtimali birlikte planlanmalıdır.

Aktarılanlar genel bilgi niteliğindedir. Terekenin gerçek durumu ile mirasçıların kişisel konumu farklı sonuçlar doğurabileceğinden, süre işlemeye başlamadan bir hukukçuyla görüşmek dosyanın seyrini belirleyecektir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla