İçeriğe geç
AC

Reddi Miras ve Paylaşımda Mahkeme Seçimi: Üç Aylık Sürenin Kaçırılması Ne Doğurur

9 Nisan 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 59 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Miras bırakanın ölümüyle terekedeki hak ve borçlar mirasçılara kendiliğinden geçer. Bu geçiş, borçların da devralınması anlamına geldiğinden, mirasçıların en kısa sürede vermesi gereken karar mirası kabul edip etmeyecekleridir. TMK ve HMK hükümleri çerçevesinde bu kararın hangi mahkemeye, hangi tarihe kadar bildirileceği belirlidir ve bu süre kaçırıldığında geri dönüş imkânı çok sınırlıdır.

Kesin Yetki: Son Yerleşim Yeri

Mirasın reddi beyanı ve mirasla ilgili birçok talep, miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine sunulur. Bu yetki kuralı taraf iradesiyle değiştirilemez. Mirasçıların farklı şehirlerde yaşıyor olması sonucu değiştirmez; yalnızca beyanın bulunduğu yer mahkemesi aracılığıyla iletilmesi mümkündür. Mirasçılık belgesi ise noterden veya sulh hukuk mahkemesinden alınabilir ve yabancılık unsuru bulunan hâllerde mahkeme yolu gerekli olur.

Üç Aylık Sürenin Başlangıcı

Yasal mirasçılar için süre, ölümü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten işlemeye başlar. Atanmış mirasçılarda ise ölüme bağlı tasarrufun kendilerine bildirildiği tarih esas alınır. Öğrenme anının ölüm tarihinden sonra olduğu ileri sürülüyorsa bunun ispatı beyanda bulunan mirasçıya düşer. Süre içinde terekeye ilişkin işlem yapmak, örneğin banka hesabından para çekmek veya taşınmazı kullanmaya devam etmek, mirasın kabulü sonucunu doğurabilir.

Reddin Türleri ve Sonuçları

  • Gerçek ret: süresi içinde mahkemeye yapılan açık beyan.
  • Hükmen ret: ölüm anında miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belliyse mirasın reddedilmiş sayılması ve bunun tespitinin her zaman istenebilmesi.
  • Bir mirasçının reddi hâlinde payın diğer mirasçılara veya altsoya geçmesi.
  • Alacaklıları zarara uğratmak amacıyla yapılan reddin iptali talebi.
  • Reddin, tereke alacaklıları karşısında doğurduğu sonuçların ayrıca değerlendirilmesi.

Paylaşım Aşamasına Geçildiğinde

Mirasın kabul edilmesi hâlinde tereke elbirliği mülkiyetine tabi olur ve tek başına tasarruf mümkün değildir. Anlaşma sağlanamıyorsa ortaklığın giderilmesi davası gündeme gelir. Bu aşamada tenkis, denkleştirme ve muvazaalı devir iddiaları ayrı dava konusu olabilir ve her birinin kendi süresi vardır. Bu nedenle paylaşım görüşmelerine başlamadan önce terekenin aktif ve pasifi ayrı bir tabloya çıkarılmalıdır.

İlk Otuz Günde Yapılacaklar

  1. Ölüm tarihi ve öğrenme tarihi belgelenir.
  2. Miras bırakanın son yerleşim yeri kayıtla tespit edilir.
  3. Banka, tapu, trafik ve icra kayıtları üzerinden borç araştırması yapılır.
  4. Terekeye ilişkin fiilî tasarruflardan kaçınılır.
  5. Ret ya da tereke defteri talebi arasındaki tercih yapılır.

Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır. Miras dosyalarında borç durumu net görülmeden verilen kararlar geri alınamayabildiğinden, süre dolmadan önce bir hukukçudan görüş almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla