Miras bırakanın ölümüyle birlikte iki farklı saat aynı anda çalışmaya başlar: mirasın reddi için tanınan kısa hak düşürücü süre ve terekenin paylaşımına ilişkin uzun soluklu süreç. İlkini kaçıran mirasçı, ikincisinde tercih hakkını büyük ölçüde yitirir. Bu rehber, ret kararının nasıl bilgiye dayandırılacağını anlatır.
Ret Kararı İçin Bilgi Toplama Yarışı
Mirasın reddi, TMK uyarınca ölümün ve mirasçılık sıfatının öğrenilmesinden itibaren işleyen kısa bir süre içinde sulh hukuk mahkemesine yapılacak beyanla gerçekleşir. Sürenin darlığı, kararın çoğu zaman eksik bilgiyle verilmesine yol açar. Bu nedenle ilk günlerde tereke fotoğrafının çıkarılması gerekir: tapu ve araç kayıtları, banka hesapları, ortaklık payları bir yanda; kredi borçları, kefalet ilişkileri, icra dosyaları ve vergi borçları diğer yanda listelenmelidir.
Ret, Hükmen Ret ve Envanter Talebi
Uygulamada üç ayrı yol karıştırılır. Süresi içinde yapılan gerçek ret, mahkemeye beyanla olur. Terekenin borca batık olduğu açıksa, mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığının tespiti ayrı bir yol olarak gündeme gelir ve burada süre baskısı farklı işler. Kararsız kalan mirasçı için ise resmi defter tutulması talebi, borç tablosu netleşene kadar zaman kazandıran bir seçenektir. Hangi yolun seçileceği, elde ne kadar bilgi bulunduğuna göre değişir.
Süreyi Yakan Yaygın Hatalar
- Ölüm tarihini değil, ölümden haberdar olunan tarihi ispatlayacak hiçbir kayıt tutulmaması
- Terekeye ait eşyanın kullanılması veya hesaptan ödeme yapılması gibi mirası benimseme sayılabilecek davranışlar
- Alt soyun reddi halinde sıfatı doğan diğer mirasçılara bilgi verilmemesi ve onların süresinin sessizce dolması
- Yurt dışında bulunan mirasçının beyan yolunu geç öğrenmesi
- Borç bilgisinin yalnızca sözlü duyuma dayandırılıp icra ve tapu kaydıyla doğrulanmaması
Paylaşım Aşamasına Geçerken Usul Sırası
- Mirasçılık belgesi alınarak paylar ve mirasçı çevresi netleştirilir.
- Tereke mal varlığı, kayıt örnekleriyle birlikte tek listede toplanır.
- Miras bırakanın sağlığında yaptığı devirler, denkleştirme ve tenkis ihtimali bakımından incelenir.
- Anlaşma sağlanabiliyorsa paylaşma sözleşmesi yazılı olarak kurulur.
- Anlaşma yoksa ortaklığın giderilmesi veya tereke tespiti yoluna, HMK usulüne göre başvurulur.
Belgesiz Kalan Devirler ve Muvazaa İddiası
Paylaşım uyuşmazlıklarının önemli bir kısmı, miras bırakanın ölümünden önce yaptığı taşınmaz devirlerinden doğar. Devrin bedelsiz olduğu ya da mirastan mal kaçırma amacı taşıdığı iddiası, banka kayıtları, tapu harç bilgileri, tanık beyanları ve devir tarihindeki sağlık durumu belgeleriyle desteklenmediğinde soyut kalır. Bu delillerin bir kısmı zamanla ulaşılamaz hale geldiğinden, ret kararı verilirken bile paylaşım aşamasında lazım olacak kayıtların toplanmasına başlanması yerinde olur.
Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirmedir. Mirasçı sayısı, terekenin yapısı ve borç durumu her dosyada farklı bir strateji gerektirir; süre çok kısa olduğundan gecikmeden hukuki görüş almanız önemlidir.