İçeriğe geç
AC

Reddi Miras Kararında Üç Aylık Süre ve Terekenin Belgelerle Çözümlenmesi

2 Haziran 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Bir yakının vefatının ardından gelen banka yazıları ve icra tebligatları, mirasçıları çoğu zaman hazırlıksız yakalar. TMK ve HMK çerçevesinde mirasçının önündeki tercih basit görünse de -kabul ya da ret- bu tercihi doğru yapabilmek, terekenin gerçekte ne içerdiğini kısa sürede belgelendirmeye bağlıdır.

Üç Aylık Sürenin Başlangıcı

Yasal mirasçılar bakımından ret süresi, mirasbırakanın ölümünü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten itibaren üç aydır. Atanmış mirasçılarda ise ölüme bağlı tasarrufun kendilerine bildirildiği tarih esas alınır. Bu süre hak düşürücüdür; geçtiğinde miras kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılır ve borçlar da devralınmış olur. Uygulamada en sık yapılan hata, sürenin ölüm tarihinden değil, mirasçılığın öğrenildiği tarihten işlediğinin bilinmemesi ya da bunun tersi biçimde geç kalınmasıdır. Öğrenme tarihini gösteren bir belge (tebligat, yazışma, veraset ilamı başvurusu) saklanmalıdır.

Terekeyi Üç Aya Sığdırmak

Karar vermek için terekenin fotoğrafını çekmek gerekir. Kısa sürede toplanması gereken kayıtlar şunlardır:

  • Tapu ve araç kayıtları ile üzerlerindeki takyidatlar
  • Banka hesapları, kredi borçları, kredi kartı bakiyeleri ve varsa kefalet ilişkileri
  • Vergi ve sosyal güvenlik borçları
  • Devam eden icra takipleri ve davalar
  • Şirket ortaklıkları ve buna bağlı sorumluluklar

Bu tablo üç ay içinde tamamlanamayacaksa, sürenin dolmasını beklemek yerine terekenin resmî defterinin tutulmasını istemek gündeme gelir; bu yol, mirasçıya borçları görerek karar verme imkânı tanır.

Hükmen Ret: Süre Geçse Bile

Mirasbırakanın ölümü anında ödemeden aczi açıkça belli ya da resmen tespit edilmişse, miras kendiliğinden reddedilmiş sayılır. Bu durumda mirasçının üç aylık süreyi kaçırmış olması sonucu değiştirmez; alacaklıların takibine karşı mirasın hükmen reddinin tespiti istenebilir. Ancak burada da kritik bir tehlike vardır: mirasçı gibi davranmak, örneğin tereke mallarını kullanmak, satmak ya da borçlardan birini ödemek, ret hakkının düşmesine yol açabilir. Bu nedenle karar verilene kadar terekeye ilişkin işlem yapılmamalıdır.

Ret ile Diğer Miras Davalarının Kesişmesi

Mirası reddeden kişi, saklı payına dayanan tenkis davasını da kural olarak açamaz hâle gelir. Tenkis ve muris muvazaasına dayalı taleplerin kendi süreleri işlediğinden, ret kararı verilmeden önce mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirlerin incelenmesi gerekir. Tapu kayıtlarının geriye dönük çıkarılması, çoğu zaman terekenin göründüğünden farklı olduğunu ortaya koyar.

Ret Beyanının Usulü

  1. Beyan, sulh hukuk mahkemesine yapılır ve kayda geçirilir.
  2. Her mirasçı kendi adına beyanda bulunur; birinin reddi diğerini bağlamaz.
  3. Reddeden mirasçının payı, ret edilmemiş gibi altsoya geçebileceğinden, çocuklar ve torunlar bakımından da değerlendirme yapılmalıdır.
  4. Küçükler adına yapılacak işlemlerde ayrıca izin gerekebileceği göz önünde tutulmalıdır.

Burada genel çerçeve aktarılmıştır. Üç aylık süre hızla işlediğinden ve terekedeki her kalem sonucu değiştirebildiğinden, ölümün ardından erken aşamada hukuki görüş alınması önemlidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla