Mirasın reddine ilişkin uyuşmazlıkların büyük bölümü esasa değil süreye ilişkindir. Mirasçının hakkını kaybettiği nokta çoğu zaman iradesini açıklamamış olması değil, açıkladığı tarihin geç kabul edilmesidir. Bu rehber TMK ve HMK çerçevesinde ret beyanında sürenin başlangıcının nasıl gösterileceğine odaklanır.
Sürenin Başladığı Anı Belirleyen Olgular
Yasal mirasçılar bakımından süre, mirasbırakanın ölümünün ve mirasçılık sıfatının öğrenildiği andan itibaren işlemeye başlar. Atanmış mirasçılarda ise ölüme bağlı tasarrufun bildirildiği an esas alınır. Bu nedenle dosyada gösterilmesi gereken şey ölüm tarihi değil, öğrenme tarihidir. Yurt dışında bulunma, uzun süreli sağlık sorunu veya aile bağının kopuk olması gibi durumlarda bu iki tarih birbirinden uzaklaşır ve arayı belgelemek gerekir.
Öğrenme Tarihini Destekleyen Kayıtlar
- Nüfus kayıt örneği ve mirasçılık belgesi başvuru tarihleri
- Yurda giriş çıkış kayıtları ve ikamet belgeleri
- Bankaların veya alacaklıların gönderdiği ilk yazı ve tebligatlar
- Aile bireyleriyle yapılan yazışmalarda ölümün ilk kez anıldığı an
- İcra dosyasından yapılan bildirimlerin tebliğ tarihleri
Süre Geçtiyse Kalan Yol: Borca Batıklık
Ret süresi kaçırıldığında dosya kapanmış sayılmaz. Terekenin borca batık olduğu açıksa, mirasın hükmen reddedildiğinin tespiti istenebilir. Bu talep süreye tabi ret beyanından farklı bir hukuki temele dayanır ve alacaklılara karşı ileri sürülür. Burada ispat konusu, tereke aktifinin pasifini karşılamadığıdır; banka hesap dökümleri, tapu ve araç kayıtları, icra dosyası bilgileri ve borç belgeleri birlikte sunulmalıdır.
Doğru Kapıyı Seçmek
Mirasın reddi beyanı ile borca batıklık tespiti talebi farklı usullere tabidir; birinin diğerinin yerine kullanılması, esasa girilmeden ret sonucu doğurabilir. Ayrıca yetkili yer bakımından mirasbırakanın son yerleşim yeri belirleyicidir. Mirasçının kendi ikamet ettiği yerde açılan dosya, yetki itirazıyla karşılaşabilir ve bu sırada zaten dar olan süre daha da daralır.
Ret İradesini Zedeleyen Davranışlar
Terekeye ilişkin işlemlere karışmak, malvarlığını sahiplenir biçimde davranmak veya tereke alacaklarını tahsil etmek, ret hakkının kullanılamaz hâle gelmesi sonucunu doğurabilir. Bu nedenle ret düşünülen dosyalarda; taşınmaz ve araç devirleri, hesap hareketleri ve kiraya ilişkin tahsilatlar konusunda kararlı bir tutum izlenmeli, her temas kaydedilmelidir.
Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir. Miras bırakanın malvarlığı yapısı ve öğrenme tarihine ilişkin kayıtlar dosyadan dosyaya değiştiğinden, karar vermeden önce hukuki değerlendirme alınması yerinde olacaktır.