İçeriğe geç
AC

Tenkis Davasında Süre ve Değer Tespiti: Saklı Payın Zedelendiğini Belgeleme

22 Mayıs 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 62 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Tenkis davası, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü ile mirasçıların saklı payı arasındaki dengeyi kuran bir düzeltme aracıdır. TMK bu davayı hem içerik hem de süre bakımından sıkı koşullara bağlamıştır; uygulamada dosyaların önemli bölümü esasa girilmeden süre yönünden sonuçlanır. Bu rehber, süre hesabı ile değer tespitini birlikte ele alır.

Süre Rejimini Karıştırmayın

Miras hukukunda birbirine benzeyen ancak tamamen farklı süreler vardır. Mirasın reddine ilişkin süre ile tenkis davasına ilişkin süre aynı değildir. Tenkiste süre, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesine bağlı bir süre ile mirasın açılması ya da vasiyetnamenin açılması esas alınarak işleyen bir üst sınırdan oluşur. Bu iki katmanın ayrı ayrı hesaplanması ve dilekçede açıkça gösterilmesi gerekir; yalnızca birine dayanmak dosyayı savunmasız bırakır.

Öğrenme Anını Belgelemek

Süre öğrenmeye bağlandığı için, ne zaman ve nasıl bilgi sahibi olunduğu tartışmanın merkezine oturur. Bu noktada işe yarayan kayıtlar şunlardır: veraset ilamının alındığı tarih, tapu ve banka kayıtlarının sorgulandığı tarihler, vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin tutanağın tebliği, mirasçılar arasındaki yazışmalar. Vasiyetnamenin açılmasına ilişkin evrakın tebliğinde yaşanan gecikme, öğrenme anını fiilen kaydırır ve bu durumun tutanaklarla ortaya konması gerekir.

Tereke Değerinin Hesaplanması

  • Mirasbırakanın ölüm tarihindeki taşınmaz ve taşınır malvarlığı dökümü
  • Sağlığında yapılan devirler, bağışlamalar ve bunların tarihleri
  • Devirlerde gösterilen bedel ile gerçek değer arasındaki fark
  • Ölüme bağlı tasarrufların içeriği ve kapsamı
  • Borçlar, cenaze giderleri ve terekeden indirilecek kalemler

Değer tespiti bilirkişi incelemesini gerektirir; ancak hesabın dayanağı olan tapu, banka ve şirket kayıtlarının dosyaya baştan sunulması, incelemenin doğru zeminde yapılmasını sağlar.

Tenkis mi, Muvazaa mı?

Sağlığında yapılan devir gerçekte bir bağış niteliğindeyse tenkis; işlem tamamen görünürde ve gerçek iradeyi yansıtmıyorsa muvazaa tartışması gündeme gelir. İki talebin koşulları ve sonuçları farklıdır; hangi hukuki nitelendirmenin öne çıkarılacağı, elinizdeki delilin gücüne göre belirlenmelidir. Talepler kademeli olarak da kurulabilir.

Yargılama Sırasında Malvarlığının Korunması

Dava sürerken terekeye dâhil taşınmazların devredilmesi ihtimaline karşı tedbir talebi, banka hesapları için ise bilgi ve kayıt celbi talebi gecikmeden yapılmalıdır. HMK kapsamındaki delil tespiti imkânı, kaybolma riski taşıyan kayıtlar bakımından ayrıca değerlendirilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır; mirasbırakanın tasarruflarının niteliği ve tarih sırası sonucu doğrudan etkiler. Saklı payınızın zedelendiğini düşünüyorsanız, süre riskini yönetmek için erken aşamada hukuki destek almanız gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla