Saklı payı zedelenen mirasçının başvurduğu tenkis davası, miras hukukunun sürelerle en sıkı bağlantılı davalarından biridir. TMK ve HMK ekseninde ilerleyen bu süreçte iki ayrı sorun öne çıkar: dosyanın hangi yer mahkemesine ait olduğu ve miras hukukundaki farklı sürelerin birbirine karıştırılması.
Kesin Yetki: Mirasbırakanın Son Yerleşim Yeri
Miras hukukundan doğan davalarda yetki, kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesine aittir ve bu kural kesin niteliktedir. Mirasçıların farklı illerde yaşıyor olması sonucu değiştirmez. Görevli mahkeme ise kural olarak asliye hukuk mahkemesidir; terekeye ilişkin bazı işlemler ise sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Tespit ve defter tutma gibi taleplerin ayrı mahkemede görülmesi, dosya planının baştan iki kanallı kurulmasını gerektirir.
Süreleri Birbirine Karıştırmayın
Miras hukukunda birden fazla süre aynı anda işleyebilir ve bunlar farklı işlemlere aittir:
- Mirasın reddi için öngörülen üç aylık süre, tenkis davasıyla ilgisizdir ve yalnızca ret beyanına ilişkindir.
- Tenkis davası, saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren işleyen bir yıllık süreye tabidir.
- Her hâlde, vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıllık süre söz konusudur.
Öğrenme anının ne zaman gerçekleştiği tartışmalı olduğundan, vasiyetnamenin okunmasına ilişkin tutanak ve tebliğ belgeleri dosyanın en kritik evraklarıdır.
Tenkis Hesabı İçin Gereken Veriler
Bu davada delil eksikliği çoğunlukla terekenin eksik ortaya konulmasından kaynaklanır. Hesabın sağlıklı yapılabilmesi için şunlar toplanmalıdır:
- Mirasbırakanın ölüm tarihindeki tüm taşınmaz ve araç kayıtları
- Sağlığında yaptığı devirlere ilişkin tapu ve satış belgeleri
- Banka hesap hareketleri ve varsa şirket pay kayıtları
- Borç ve cenaze giderlerine ilişkin belgeler
- Denkleştirmeye tabi kazandırmalara ilişkin bilgi ve belgeler
Tenkis mi, Muvazaa mı?
Devrin görünürde satış ama gerçekte bağış olduğu iddia ediliyorsa, hukuki nitelendirme değişir ve talebin dayanağı farklılaşır. İki iddianın kademeli olarak ileri sürülmesi mümkündür; ancak her birinin ispat yükü ayrıdır ve dilekçede karıştırılmamalıdır.
Bu metin genel bilgilendirme için hazırlanmıştır. Tasarrufun türü, mirasçı sayısı ve öğrenme tarihi sonucu doğrudan etkiler; süre riski taşıyan bu dosyalarda gecikmeden bir hukukçudan görüş alınması yerinde olur.