İçeriğe geç
AC

Tenkis Davasında Görevli Mahkeme ve Kısa Süre Riski

28 Mart 2026 Miras Hukuku 3 dk okuma 66 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırmalar saklı payı zedelediğinde başvurulacak yol tenkis davasıdır. Bu dosyalarda hak kaybı çoğunlukla iki nedenden doğar: terekeye ilişkin işler ile miras davalarının farklı mahkemelerde görülmesi ve tenkis hakkının kısa süreye bağlanmış olması.

Sulh Hukuk mu, Asliye Hukuk mu?

Terekenin tespiti, defter tutulması, mirasın reddinin tescili, mirasçılık belgesi verilmesi ve terekeye temsilci atanması gibi çekişmesiz yargı işleri sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Buna karşılık tenkis, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, mirasın hükmen reddinin tespiti gibi çekişmeli talepler asliye hukuk mahkemesinde görülür. Mirasçılık belgesi ise noterden de alınabilir. Bu dört kapıyı birbirine karıştırmak, dosyanın aylarca görevsiz mahkemede beklemesine yol açar.

Yetki: Son Yerleşim Yeri Belirleyicidir

Miras davalarında yetki, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesine bağlanmıştır ve bu yetki kural olarak kesindir. Mirasçıların kendi ikametlerine göre dava açmaları en sık görülen usul hatasıdır. Son yerleşim yeri, nüfus kaydındaki adres değil, ölüm anındaki fiili yerleşim yeridir; tartışmalı hâllerde su-elektrik aboneliği, sağlık kayıtları ve tanık beyanları bu tespiti destekler.

Tenkis Hakkı Ne Zaman Düşer?

Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren işleyen bir yıllık süreye ve her hâlde mirasın açılmasından itibaren işleyen on yıllık süreye tabidir. Vasiyetnamelerde bu süreler vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren hesaplanır. Öğrenme anının ispatı çoğu dosyada asıl tartışma konusudur; bu nedenle tapu kayıtlarının ilk kez ne zaman incelendiği, banka bilgilerinin ne zaman alındığı gibi tarihler baştan belgelenmelidir.

Mirasın Reddi ile Karıştırmayın

Mirasın gerçek reddi, mirasçılığın öğrenilmesinden itibaren üç aylık hak düşürücü süreye tabidir ve sulh hukuk mahkemesine yapılan bir beyanla gerçekleşir. Terekenin borca batık olduğu açıksa hükmen ret imkânı ayrıca değerlendirilir. Tenkis talebiyle mirasın reddi taleplerinin usulü, süresi ve mercii tamamen farklıdır; borçlu bir tereke söz konusuysa önce ret süresinin kaçırılmaması gerekir, aksi hâlde mirasçı terekenin borçlarından sorumlu hâle gelebilir.

Hesabın Kurgusu

  1. Tereke, ölüm anındaki aktif ve pasifleriyle tespit edilir.
  2. Denkleştirmeye ve tenkise tabi kazandırmalar terekeye eklenerek hesaplamaya esas değer bulunur.
  3. Saklı pay oranları mirasçıların sıfatına göre belirlenir; sağ kalan eşin payı diğer zümreyle birlikte değişir.
  4. Tenkis, en son yapılan kazandırmadan başlanarak geriye doğru uygulanır.

Kazandırmaların tespiti için tapu, banka, ticaret sicili ve araç kayıtlarının mahkeme aracılığıyla celbi talep edilmelidir; mirasçının kendi imkânlarıyla topladığı belgeler çoğu zaman eksik kalır.

Alternatif Yol: Muvazaa mı, Tenkis mi?

Devir görünürde satış ama gerçekte bağış ise muris muvazaasına dayalı tapu iptali gündeme gelir ve bu davada saklı pay şartı aranmaz. Devir gerçekten bağış olarak yapılmışsa tenkis yolu işler. İki talep birlikte, terditli biçimde ileri sürülebilir; nitelendirme baştan kesinleştirilemeyen dosyalarda bu yöntem hak kaybını önler.

Yukarıdaki bilgiler genel çerçeveyi anlatmaktadır; tereke yapısı, kazandırmaların tarihi ve mirasçıların sıfatı sonucu doğrudan etkilediğinden, dava öncesinde kayıtların incelenmesi ve strateji belirlenmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla