İçeriğe geç
AC

Tenkis Davasında Doğru Dava Türü ve Miras Yetkisi: Sulh mu Asliye mi

9 Nisan 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 64 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Saklı payı zedelenen mirasçının başvuracağı tenkis yolu, miras hukukunun en çok merci hatası yapılan başlıklarındandır. Terekeye ilişkin işler ile mirasçıların birbirine karşı ileri sürdüğü hak talepleri farklı mahkemelerde görülür; ayrıca aynı olay için tenkis dışında başka dava türleri de gündeme gelebilir. Doğru seçim yapılmadığında dava, esasa girilmeden reddedilir.

Terekeye İlişkin İşler ile Hak Davaları Ayrı Yerde Görülür

Mirasçılık belgesi verilmesi, terekenin tespiti, defter tutulması, mirasın reddinin tescili ve ortaklığın giderilmesi gibi işler sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Buna karşılık tenkis, mirasta denkleştirme, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil ile mirasçılık belgesinin iptali gibi çekişmeli hak talepleri asliye hukuk mahkemesinde görülür. Tenkis talebini mirasçılık belgesi talebiyle aynı dosyada birleştirmeye çalışmak, görev yönünden ayrılmaya yol açar ve zaman kaybettirir.

Yetki: Mirasbırakanın Son Yerleşim Yeri

Miras hukukuna ilişkin davalarda yetki, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesine aittir; terekeye ilişkin bir kısım talepler bakımından bu yetki kesin niteliktedir ve tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez. Mirasçıların kendi ikametgâhları belirleyici değildir. Uygulamada mirasbırakanın nüfusa kayıtlı olduğu yer ile fiilen yaşadığı yerin farklı olması sık görülür; bu durumda son yerleşim yerinin adres kayıt sistemi ve fiilî yaşam ilişkileriyle ortaya konulması gerekir. Taşınmaz yönünden istenen tapu iptali talebi eklendiğinde ise taşınmazın bulunduğu yere ilişkin kesin yetki kuralı da ayrıca değerlendirilmelidir.

Tenkis mi Muvazaa mı Terditli Talep mi

Mirasbırakanın sağlığında yaptığı devir, mirasçıdan mal kaçırma amacı taşıyorsa muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası gündeme gelir ve bu dava mirasçı sıfatı devam ettiği sürece ileri sürülebilir. Devir gerçek bir bağış niteliğindeyse ve saklı payı zedeliyorsa yol tenkistir; tenkis talebi ise hak düşürücü sürelere tabidir ve sürenin başlangıcı saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği ana bağlanır. İki ihtimalin birlikte bulunduğu dosyalarda talep terditli kurulur: önce muvazaa, kabul edilmezse tenkis. Bu kurgu, tek bir nitelendirmeye bağlı kalmanın doğuracağı riski azaltır.

Saklı Pay Hesabı ve Delil Düzeni

Tenkis hesabı, ölüm anındaki tereke değerine sağlararası kazandırmaların eklenmesiyle bulunan değer üzerinden yapılır. Bu nedenle dosyaya tapu kayıtları ve takyidat bilgileri, banka hesap hareketleri, araç ve şirket pay kayıtları, varsa vasiyetname ve miras sözleşmesi ile devir bedelinin gerçekten ödenip ödenmediğini gösteren belgeler eksiksiz sunulmalıdır. Devir tarihindeki gerçek değerin tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi istenmesi, hesabın denetlenebilir olmasını sağlar.

Miras dosyalarında nitelendirme farkı sonucu tümüyle değiştirebilir. Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; devir işlemlerinin niteliği ve süre durumu için dava açılmadan önce ayrıntılı hukuki inceleme yaptırılması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla