Miras bırakanın sağlığında yaptığı bağış ve devirler, bazı mirasçıların yasal olarak korunan saklı payına zarar verebilir. Tenkis davası, bu payı yeniden dengelemek için açılır; ancak doğru dava türünün seçilmesi sonucu kökten değiştirir. TMK ve HMK çerçevesinde bu rehber, tenkisin kime, hangi tasarrufa karşı ve nasıl bir hesapla istenebileceğini ele alır.
Saklı Pay Neyi Güvence Altına Alır
Türk Medeni Kanunu, altsoy, eş ve belirli hâllerde ana-babanın payının bir kısmını dokunulmaz sayar. Miras bırakan mal varlığının tamamı üzerinde sınırsız tasarruf edemez; saklı payı zedeleyen kazandırmalar tenkise tabidir. Tenkis, tasarrufu tümüyle geçersiz kılmaz, yalnızca payı aşan kısmı geri getirir.
Hangi Tasarruflar İndirime Tabi
- Ölüme bağlı tasarruflar (vasiyetname gibi)
- Sağlararası yapılan ve saklı payı zedeleyen bağışlar
- Bağışlama amacı gizlenmiş görünüşteki satışlar
Tenkiste bir sıra gözetilir: önce ölüme bağlı tasarruflar, yetmezse sağlararası kazandırmalar tarih sırasına göre indirilir.
Doğru Davanın Seçimi
Uygulamada tenkis ile muris muvazaası karıştırılır. Muvazaada satış gerçekte bağış olduğu ve mirasçıdan mal kaçırıldığı için işlem baştan geçersiz sayılır ve pay oranıyla sınırlı kalmaz. Tenkiste ise geçerli bir kazandırma vardır, yalnızca saklı payı aşan kısım indirilir. Yanlış davanın açılması, hem zaman hem hak kaybına yol açar.
Süre, Tebligat ve Değerleme Anı
Tenkis davası hak düşürücü sürelere bağlıdır; saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği an ve miras bırakanın ölümü bu sürelerin başlangıcını belirler. Tereke veya tapu işlemlerine ilişkin bildirimlerin geç tebliğ edilmesi, öğrenme anını tartışmalı hâle getirebilir; bu nedenle eline ulaşan her belgenin tarihi saklanmalıdır. Hesapta kazandırmaların ölüm anındaki değerleri esas alınır ve bu genellikle bilirkişi incelemesi gerektirir.
Buradaki açıklamalar genel bir çerçevedir. Tenkis ile muvazaa arasındaki tercih ve süreler dosyanın kaderini belirlediğinden, tapu ve tereke belgelerinizle birlikte dava açmadan önce hukuki değerlendirme almanız önerilir.