Tenkis davası, mirasbırakanın tasarruf edebileceği oranı aşarak yaptığı kazandırmaların, saklı payı zedelenen mirasçının payı tamamlanacak ölçüde indirilmesini sağlar. TMK'nın miras hükümleri ve HMK'nın ispat düzeni çerçevesinde bu dava, matematiksel bir hesap davası olarak yürütülür; duygusal anlatım değil, tereke tablosu sonuç doğurur.
Tereke Fotoğrafını Çıkarmak
Hesap, ölüm anındaki malvarlığından başlar. Bu tabloya mirasbırakanın sağlığında yaptığı ve kanunen eklenmesi gereken kazandırmalar ilave edilir, borçlar düşülür. Dolayısıyla ilk iş, terekenin envanterini çıkarmaktır:
- Tapu, araç ve tescile tabi malvarlığı sorguları
- Banka hesapları, katılım payları ve menkul kıymet kayıtları
- Ölüm tarihine yakın dönemdeki hesap hareketleri
- Şirket ortaklık payları ve ticaret sicil kayıtları
- Varsa vasiyetname, miras sözleşmesi ve ölünceye kadar bakma sözleşmesi
Hangi Kazandırmalar Tenkise Tabidir
Ölüme bağlı tasarruflar tenkise tabidir. Sağlararası kazandırmalar bakımından ise kanun bir ayrım yapar: mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı devirler ile tenkise tabi tutulması öngörülen bağışlamalar hesaba dâhil edilir. Devrin "satış" görünümünde yapılmış olması tek başına engel değildir; bedelin gerçekte ödenmediği ortaya konabilirse işlem, niteliğine göre değerlendirilir. Öte yandan devir tümüyle muvazaalı ise gündeme gelen dava tenkis değil, muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. İki yolun sonuçları farklıdır: tenkiste yalnızca saklı payı tamamlayacak kadar indirim yapılırken, muvazaa kabul edilirse işlem baştan geçersiz sayılır.
Değerlendirme Anı ve Hesap
Kazandırmaların değeri, kural olarak mirasın açıldığı andaki değerine göre hesaplanır. Aradan uzun süre geçmiş ve taşınmazın değeri önemli ölçüde değişmişse, bu hesap bilirkişi marifetiyle yapılır. Dava dilekçesinde talebin belirsiz alacak biçiminde ileri sürülüp sürülmeyeceği, hesabın baştan yapılabilirliğine göre kararlaştırılmalıdır.
Öğrenme Tarihi: Sürenin Kilit Noktası
Tenkis davası hak düşürücü süreye tabidir. TMK, saklı payının zedelendiğini öğrenen mirasçının bir yıl içinde dava açmasını arar; her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda ise mirasın açılmasının üzerinden on yıl geçmekle dava hakkı düşer. Bu süre hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir; karşı tarafın ileri sürmesi beklenmez. Uygulamadaki asıl tartışma "öğrenme" anının ne zaman gerçekleştiğidir: vasiyetnamenin okunması için düzenlenen tutanak, tapu kaydının çıkarıldığı tarih veya terekenin tespiti dosyası bu bakımdan belirleyici olabilir. Bu nedenle tapu ve banka sorgularının yapıldığı tarihler mutlaka belgelenmelidir.
Savunma Tarafında Bakılacaklar
Davalı konumundaki kişi bakımından ilk kontrol, sürenin dolup dolmadığıdır. Ardından kazandırmanın karşılıksız olmadığı, gerçek bir bedel ödendiği veya kazandırmanın kanunen tenkise tabi tutulmayan bir işlem olduğu ileri sürülebilir. Ödeme iddiası, banka kayıtlarıyla desteklenmediğinde ikna edici bulunmaz.
Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar; mirasçı sayısı, saklı pay oranları ve kazandırmaların tarihi hesabı bütünüyle değiştirir. Bir yıllık sürenin işlemeye başladığı andan emin olunamadığı hallerde, gecikmeden bir hukukçuya danışılması gerekir.