İçeriğe geç
AC

Tenkis Davasında Saklı Payın Hesabı: Görevli Mahkeme ve Tereke Kayıtları

2 Haziran 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 64 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Tenkis davası, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü ile saklı paylı mirasçıların korunan payı arasındaki dengeyi kuran bir taleptir. TMK ve HMK çerçevesinde yürüyen bu dosyalarda ret kararlarının önemli bölümü, hakkın bulunmamasından değil, hesabın dayandırılacağı tereke kayıtlarının hiç toplanmamış olmasından kaynaklanır. Aşağıda mercii belirleme ile hesap altyapısını kurma adımları birlikte ele alınmaktadır.

Görev ve Yetki: İki Ayrı Soru

Tenkis talebi, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesinde ileri sürülür. Talep bir taşınmazın devrine de yöneliyorsa, taşınmazın aynına ilişkin davalar için öngörülen kesin yetki kuralıyla çakışma ihtimali doğar; bu nedenle talebin sonuç kısmının nasıl kurulduğu, yetkiyi doğrudan etkiler. Görev yönünden ise uyuşmazlığın miras hukukundan doğması belirleyicidir ve bu ayrım dilekçede açıkça gösterilmelidir.

Saklı Pay Bir Oran Değil, Bir Hesaptır

Saklı payın belirlenmesi tek başına bir kesir işleminden ibaret değildir. Önce terekenin ölüm anındaki net değeri bulunur; bu değere mirasbırakanın sağlığında yaptığı ve hesaba katılması gereken kazandırmalar eklenir, borçlar ve ölüme bağlı giderler düşülür. Ancak bu işlem tamamlandıktan sonra saklı payın ihlal edilip edilmediği söylenebilir. Hesabın dayanağı olmayan bir tenkis talebi, mahkemeyi kendi başına araştırma yapmaya zorlayamaz.

Kayıtlara Ulaşmadan Dava Açmanın Bedeli

  • Mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazların ve araçların tam listesinin çıkarılmaması
  • Ölümden geriye doğru banka hesap hareketlerinin hiç istenmemesi
  • Sağlığında yapılan devirlerin tarih ve bedel bilgisiyle tabloya dökülmemesi
  • Vasiyetname ya da miras sözleşmesinin onaylı örneğinin dosyaya konulmaması
  • Terekeye ait borçların belgelenmemesi nedeniyle net değerin tartışmalı kalması

Denkleştirme ile Tenkis Karıştırıldığında

Mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırmalar, kimi hâllerde denkleştirmeye, kimi hâllerde tenkise konu olur. İkisi farklı şartlara ve farklı sonuçlara bağlıdır; birinin yerine diğerinin talep edilmesi davanın esastan reddine yol açabilir. Bu ayrım yapılırken kazandırmanın kime, hangi amaçla ve hangi tarihte yapıldığı ile mirasbırakanın iradesinin nasıl ortaya konduğu birlikte değerlendirilmelidir.

Süre ve Öğrenme Anı

Tenkis talebi süreye tabidir ve sürenin başlangıcı, saklı payın ihlal edildiğinin öğrenildiği ana bağlanır. Öğrenme anının ne zaman gerçekleştiği çoğu dosyada tartışmalıdır; bu nedenle mirasçının tapu kaydını ya da vasiyetnameyi ilk kez ne zaman gördüğünü gösteren belgeler saklanmalıdır. Sürenin geçtiği yönündeki savunmaya karşı, öğrenme anını somutlaştıran tek bir belge dosyanın seyrini değiştirebilir.

Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir. Mirasçılık sıfatı, kazandırmaların türü ve tereke unsurları hesabı bütünüyle etkilediğinden, talep ileri sürülmeden önce bir hukukçuyla ayrıntılı değerlendirme yapılması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla