İçeriğe geç
AC

Tenkis Davasında Görevli Mahkeme, Saklı Pay Hesabı ve Süre Dengesi

2 Haziran 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 82 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Miras bırakanın sağlığında yaptığı kazandırmalar, mirasçının saklı payını zedelediğinde gündeme gelen dava tenkis davasıdır. Uygulamada bu dosyaların zayıf noktası, saklı pay hesabından çok hangi mahkemede, hangi süre içinde ve kime karşı dava açılacağının belirlenmesidir. Türk Medeni Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu bu üç sorunun cevabını farklı yerlerde düzenler.

Terekeye Bağlı Yetki Kuralı

Mirasla ilgili davalarda yetki, miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesine bağlanmıştır ve bu kural kesindir. Mirasçıların veya davalıların ikamet ettiği il, yetkiyi değiştirmez. Görev bakımından tenkis talebi asliye hukuk mahkemesinde görülür; sulh hukuk mahkemesi ise mirasçılık belgesi ve tereke tedbirleri gibi işlerle sınırlıdır. Bu iki mahkemenin karıştırılması, dosyanın aylar sonra görevsizlikle başka mahkemeye gitmesine yol açar.

Saklı Payın Zedelenip Zedelenmediği Nasıl Belirlenir?

  • Ölüm tarihindeki terekeye, mirasçılara yapılmış denkleştirmeye tabi kazandırmalar eklenerek hesaba esas değer bulunur.
  • Her mirasçının yasal miras payı belirlenir, ardından kanunun o mirasçı için öngördüğü saklı pay oranı uygulanır.
  • Kazandırmanın değeri, işlem tarihindeki değil ölüm tarihindeki değere göre dikkate alınır; bu nedenle taşınmaz dosyalarında değer tespiti raporu belirleyicidir.

Süre: Öğrenme Anı ve Nihai Sınır

Tenkis talebi, saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık süreye tabidir. Her hâlde vasiyetnamelerde vasiyetnamenin açılmasından, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıl geçmekle bu hak düşer. Buradaki kritik nokta öğrenme anının ispatıdır: tapu kaydının çıkarıldığı tarih, banka hareketlerinin görüldüğü an veya tereke dosyasındaki bilirkişi raporunun tebliği, öğrenme tarihini tartışmalı hâle getirebilir.

Aile İçi Anlaşma ile Dava Arasındaki Tercih

Mirasçılar arasındaki uyuşmazlıklarda anlaşma isteği güçlüdür; ancak sözlü mutabakatlar süreyi durdurmaz. Anlaşma yolu tercih edilecekse, mutabakatın yazılı ve tapuda işlem yapılabilecek açıklıkta düzenlenmesi gerekir. Görüşmeler uzuyorsa dava süresinde açılıp yargılama içinde sulh değerlendirilmelidir; aksi hâlde bir yıllık süre, iyi niyetli bekleyiş içinde tükenebilir.

Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir. Kazandırmanın türü, mirasçı sıfatı ve tereke yapısı sonucu değiştirebileceğinden, tereke belgelerinizle birlikte bireysel bir hukuki değerlendirme yaptırmanız uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla