Tenkis, mirasbırakanın sağlığında yaptığı tasarruflarla saklı paylı mirasçıların payını zedelemesi halinde başvurulan bir denkleştirme yoludur. Türk Medeni Kanunu bu talebi hem içerik hem süre bakımından sınırlar. Uygulamada davaların önemli bölümü, terekenin hesaplanma yöntemi tartışılmadan önce süre engeline takılır.
Ön Koşul: Saklı Payın Gerçekten Zedelenmesi
Tenkis talebi, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan işlemlerine yöneliktir. Bu nedenle önce mirasçının saklı paya sahip olup olmadığı belirlenir; altsoy, ana baba ve sağ kalan eş bakımından saklı pay oranları kanunda farklıdır. Saklı paylı mirasçı olmayan bir kişinin tenkis istemesi mümkün değildir. Vasiyetname, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ve bağışlama niteliğindeki devirler tenkise konu olabilecek başlıca işlemlerdir.
Bir Yıl ve On Yılın Ayrı Ayrı İşleyişi
Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Ayrıca vasiyetnamelerde vasiyetnamenin açıldığı tarihten, diğer tasarruflarda ise mirasın açılmasından başlayarak on yıllık süre işler. İki sürenin birlikte değerlendirilmesi gerekir: bir yıllık süre henüz dolmamış olsa bile on yıllık sürenin geçmesi hakkı sona erdirir.
Def i Yoluyla Tenkis: Süreye Bağlı Olmayan Yol
Önemli bir istisna vardır. Kendisine karşı bir talep ileri sürülen mirasçı, tenkis iddiasını def i yoluyla her zaman ileri sürebilir. Yani dava açma süresini kaçırmış bir mirasçı, aleyhine açılan bir davada savunma olarak tenkis iddiasını gündeme getirebilir. Bu ayrım, süresi geçmiş görünen dosyalarda hâlâ bir hareket alanı bırakır.
Terekenin Hesaplanma Sırası
- Ölüm tarihindeki mevcut malvarlığı tespit edilir.
- Borçlar ve cenaze giderleri düşülür.
- Tenkise tabi sağlararası kazandırmalar hesaba eklenir.
- Bulunan tutar üzerinden saklı paylar ve tasarruf edilebilir kısım hesaplanır.
- Zedelenme varsa tenkis, kanunda öngörülen sıraya göre uygulanır.
Muris Muvazaası ile Kesişim
Devrin görünürde satış, gerçekte bağış olduğu iddiası muris muvazaası kapsamına girer ve bu talep süreye bağlı değildir. Buna karşılık devir gerçekten yapılmış ancak saklı payı aşmışsa tenkis gündeme gelir. İki iddianın hukuki dayanağı ve sonucu farklıdır; bu yüzden dilekçede talepler terditli biçimde kurgulanmalı, hangi delilin hangi iddiayı desteklediği ayrı ayrı gösterilmelidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Mirasçılık sıfatı, tasarrufun türü ve öğrenme tarihinin ispatı sonucu belirleyeceğinden, süreler işlemeye başlamadan miras hukuku üzerine çalışan bir hukukçuya danışılması yerinde olacaktır.