Miras bırakanın sağlığında yaptığı devirler, çoğu zaman ölümden sonra ortaya çıkar. Tenkis, saklı payı zedelenen mirasçının bu tasarrufları kanunî sınıra çekmesini sağlayan yoldur. TMK ve HMK ekseninde hazırlanan bu rehber, miras paylaşımı tartışmasında tenkis talebinin nasıl kurulacağını ve karşı tarafın süre savunmasına nasıl hazırlanılacağını ele alıyor.
Saklı Payın Hesap Zemini
Tenkis hesabı, terekenin ölüm anındaki net değeri üzerinden kurulur ve sağlararası kazandırmaların bu değere eklenmesiyle tamamlanır. Bu nedenle dosyanın ilk adımı, tereke aktifinin ve borçlarının belirlenmesidir. Değerleme tarihinin hangi an olarak alınacağı, hesabın sonucunu doğrudan etkilediğinden, dilekçede bu husus açıkça ileri sürülmelidir.
Tasarrufların Kronolojik Dizilmesi
- Tapu devirleri; tarih, devralan ve gösterilen bedel bilgisiyle listelenir.
- Banka hesaplarındaki büyük tutarlı çıkışlar ve havale açıklamaları toplanır.
- Ölüme bağlı tasarruflar ile sağlararası kazandırmalar ayrı gruplara ayrılır.
- Devirlerin bedelli mi bedelsiz mi olduğu, ödeme kaydı üzerinden kontrol edilir.
- Devralanın ödeme gücünü gösteren gelir kayıtları istenir.
Muvazaa mı Tenkis mi
Uygulamada en sık karışan iki talep budur. Devrin görünürde satış, gerçekte bağış olduğu iddiası ile saklı payın aşıldığı iddiası farklı hukuki sonuçlar doğurur ve ispat düzenleri de aynı değildir. Talepler kademeli olarak ileri sürülebilir; ancak her birinin dayanağı ve talep sonucu ayrı ayrı yazılmalıdır. Bu ayrım yapılmadığında, güçlü delil yanlış talebin altında değerlendirilir.
Süre Definesine Karşı Hazırlık
Karşı tarafın en olağan savunması, talebin süresinde ileri sürülmediğidir. Kanun, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren işleyen bir süre ile her hâlde geçerli olan bir üst sınır öngörür. Bu nedenle dosyada öğrenme anının ne zaman gerçekleştiği belgeyle gösterilmelidir: mirasçılık belgesinin alındığı tarih, tapu kaydının incelendiği tarih ya da vasiyetnamenin açıldığı oturum tutanağı bu noktada belirleyici olur. Savunma olarak tenkis def i ileri sürülmesi hâlinde ise sürenin farklı işleyeceği göz önünde tutulmalıdır.
Aile İçi Anlaşma ile Yargılama Arasında
Tenkis davaları aile bağlarını yıpratır ve değerleme tartışmaları nedeniyle uzun sürer. Paylaşımın anlaşmayla yapılması mümkündür; ancak protokolde hangi tasarrufun hangi payı karşıladığı yazılmazsa, birkaç yıl sonra aynı uyuşmazlık yeniden doğar. Dava yolu seçilecekse, talebin hangi tasarrufa ve hangi orana yöneldiği baştan belirlenmelidir.
Bu açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır. Terekenin yapısı ve devirlerin niteliği sonucu değiştirdiğinden, talep hazırlanmadan önce kayıtların uzman değerlendirmesine sunulması yerinde olur.