İçeriğe geç
AC

Tenkis Davasında Süre Hesabı: Saklı Pay, Görevli Mahkeme ve Kesin Yetki

29 Mart 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 61 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Tenkis davası, mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırmalarla saklı paylı mirasçıların hakkını zedelemesi durumunda açılır. Talebin özü basit görünse de, dosyanın kaybedildiği yer çoğu zaman esas değil süre ve yetki tartışmasıdır. Bu rehber, TMK ve HMK çerçevesinde bu iki eşiğe odaklanır.

Süre Ne Zaman İşlemeye Başlar?

Tenkis davası açma hakkı, kanunda öngörülen ve hak düşürücü nitelikte iki ayrı süreyle sınırlandırılmıştır. Bunlardan kısa olanı, mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrendiği andan itibaren işler; uzun olanı ise vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından başlar. Uygulamadaki asıl tartışma öğrenme anının nasıl belirleneceğidir. Tapu kaydının incelenmesi, veraset ilamının alınması ya da vasiyetnamenin okunması tarihleri bu bakımdan belge ile ortaya konmalıdır.

Görev ve Kesin Yetki

Tenkis davası asliye hukuk mahkemesinde görülür. Miras uyuşmazlıklarında yetki, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesine ait olacak biçimde kesin olarak düzenlenmiştir; taraflar aksini kararlaştıramaz ve mahkeme bu hususu kendiliğinden inceler. Davaya konu taşınmazların başka illerde bulunması bu kuralı değiştirmez. Yanlış yerde açılan dava yetkisizlikle sonuçlandığında, dosyanın gönderilmesi için süresinde talepte bulunulmaması davanın açılmamış sayılmasına yol açar; hak düşürücü süre bu arada işlemeye devam eder.

Hesabın Kurulması

  1. Terekenin ölüm anındaki net değeri belirlenir.
  2. Tenkise tabi kazandırmalar bu değere eklenerek hesaplamaya esas tutar bulunur.
  3. Saklı pay oranları mirasçıların sıfatına göre uygulanır.
  4. Zedelenen kısım tespit edilerek hangi kazandırmadan, hangi sırayla tenkis yapılacağı belirlenir.

Kazandırmaların değeri kural olarak mirasın açıldığı andaki durumuna göre değerlendirilir; bu nedenle taşınmazlar bakımından keşif ve bilirkişi incelemesi dosyanın merkezine oturur.

Muris Muvazaası ile Karıştırılmamalı

Görünüşte satış olarak yapılan ancak gerçekte bağış niteliği taşıyan devirlerde, saklı pay şartı aranmaksızın tapu iptali ve tescil istenebilen ayrı bir dava türü gündeme gelir ve bu talep hak düşürücü süreye tabi değildir. İki talebin hukuki dayanağı, ispat düzeni ve sonuçları farklıdır. Uygulamada terditli olarak ileri sürülmeleri sık görülür; ancak dilekçede hangi talebin asıl, hangisinin yedek olduğu açıkça yazılmalıdır.

Delil Toplarken Sıralama

  • Veraset ilamı ve nüfus kayıt örneği.
  • Devre konu taşınmazların tapu kayıtları ve akit tablolarının örnekleri.
  • Devir tarihlerindeki ödeme ve banka hareketleri.
  • Varsa vasiyetname ve açılmasına ilişkin tutanak.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Saklı pay oranı, kazandırmanın türü ve öğrenme anı dosyadan dosyaya değiştiğinden, dava açılmadan önce sürelerin bir hukukçu ile birlikte hesaplanması önem taşır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla